Saturday, Kasım 7, 2009 - İYİLİK YAPMAK..
http://gurbetdeyazmak.blogcu.com/rss.php
www.mehmetalidemirbas.com
İYİLİĞİN MÜKAFATI İYİLİKTİR...
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bütün ilaçlar meydanda; ama içen yok, yani Ehl-i sünnet âlimlerinin çok kıymetli kitapları maalesef raflarda duruyor, okunmuyor. Hâlbuki ilaç, rafta durmakla faydalı olmaz. Ne dinimizi öğreniyoruz, ne de yaptığımızın doğru veya yanlış olduğunu biliyoruz. Her gün, az da olsa okumaya çalışmalı. Ahirette bunun hesabını zor vereceğiz. İslamiyet bize kadar terle, canla malla geldi, yani kolay gelmedi. Tarihe bakarsak, Müslümanların neler çektiğini görürüz. Eshab-ı kiramın hiçbiri yatağında ölmedi. Allahü teâlânın dinini Onun kullarına ulaştırmak için, onların dünya ve ahiret saadetlerine kavuşmaları için, evlerini, yurtlarını terk edip, her yere dağıldılar, gittikleri yerlerde şehid oldular. Bu yüzden, Müslüman olarak üzerimizde mesuliyet var, bundan da hiç kimse kurtulamaz. Hem dinimizi öğreneceğiz ve yaşamaya çalışacağız, hem de bir kişinin daha yanmaktan kurtulması için diğer insanlara bu nimeti ulaştırmaya çalışacağız. Yoksa ahirette, bu insanlar bizden hak talep ederler, çok sıkıntı çekeriz.
Eğer bir yerde dinimize doğru olarak hizmet ediliyorsa, her müminin, gücü nispetinde buna iştirak etmesi farzdır: 1- Bedenen iştirak eder, yani kim ne yapıyorsa aynısını yapar. 2- Bunu yapamayan da, gücü nisbetinde, az da olsa, malla, parayla yardım eder, destek olur. 3- Bu da yoksa en azından, (Ya Rabbi, bir şey yapamıyorum; ama yapamadığım için içim yanıyor, yapanlara yardım et) diye dua eder.
İyilik yapalım! Bunun mükâfatı iyilik bulmaktır. Ne kadar? Yaptığımız kadar. Herkes gücünün yettiği kadarının hesabını verecek. Yani gücümüzden fazlasını yapmayacağız, zaten böyle bir talep de yok. Böyle olmakla beraber, ahir zamanda yapılan ufak bir hareket, belki bin sene önceden yapılan iyilikten daha çok sevabdır; çünkü bu, dinin bozulduğu zamana rastlıyor. Yani herkes din hakkında konuşuyor, kendi anladığını din diye anlatıyor. Yeni manalar vermeye, yeni yorumlar getirmeye, yeni bir şeyler çıkarmaya uğraşanlar, bid’at karıştırırlar, dine zarar verirler. Allahü teâlâ, Ehl-i sünnet âlimlerinden razı olsun, asırlardan beri geldiği şekliyle bu dini korudular ve kolladılar. Ehl-i sünnet yolunun iki esası vardır: Birincisi, olduğu gibi muhafaza etmek, ondan hiçbir şey çıkarmamak, İkincisi, ona bir şey ilave etmemek yani sünnete uymak, bid’ate karşı çıkmak. Sünnete uymak burada, İslam’a uymak demektir. Ehl-i sünnet âlimleri, Peygamber efendimizden gelene hiçbir şey ilave etmemişler, bir şey de çıkarmamışlardır.
Tel: 0 212 - 454 38 20 www.dinimizislam.com - www.mehmetalidemirbas.com
|
|
Yorum
(1) ::
Yorum yaz! ::
Bağlantı
|
Perşembe, Kasım 5, 2009 - KATIR KUYRUĞU...ŞİFALI BİR BİTKİDİR...
http://gurbetdeyazmak.blogcu.com/rss.php
http://www.ortakhaber.com/v2//haberler/templates/haber.asp?articleid=411&zoneid=1&y=56

KATIR KUYRUĞU Baklagillerden, çiçekleri sarı ve şemsiye durumunda olan acı bir bitki (Equisetum pasturel). Katır Kuyruğu ya da kırk kilit otu, Equisetum arvense( At Kuyruğu) Bu bitki kuzey yarımkürede yetişir. Türkiyede de bol yağış alan bölgelerde doğal olarak yetişmektedir. Yeşil gövdeli halde toprak üstü kısmı kullanılmaktadır. Etki ve Kullanılışı: Diüretik etkilidir. Halk arasında tüberkülozda tedaviye yardımcı olarak kullanıldığı kayıtlıdır. Diüretik etkisinin yanında saç dökülmelerine ve çabuk kırılan tırnaklara iyileştirici etkisi bulunmaktadır. Dahilen romatizma hastalığı ve statik ödemlerin boşaltılmasında da tedaviye yardımcı olarak kullanılır. İdrar yollarının ve idrar torbasının yıkanmasında da tedaviye yardımcı olarak kullanılır. Ayrıca tıbbi çayların ve bitkisel ilaçların bileşiminde de yer alır. Haricen: Zor iyileşen yaralarda infüzyonları, saç dökülmesine karşı hazırlanan şampuan ve losyonlarda ise extreleri yer almaktadır. Hazırlanışı: 2 Çay kaşığı (2Gr.) katır kuyruğu bir bardak kaynar su içinde 10-15 dakika bekletilir. Süzülür. Günde üç defa bir fincan içilir. Dozaj: günde 6 Gr.dır. Bu dozaj aşılmamalıdır.. Katır Kuyruğu - (Kırkkilit Otu, Süpürge Otu)
Katır Kuyruğu Diğer İsimleri; equiseti, At kuyruğu, Tilki kuyruğu, Kırk boğum, Kırk boğumotu, Kırk kilitotu, Zambak otu, Çam otu (Bozdağ-Ödemiş), Çığçığ, Ekliot (Muğla), Zemberek otu. Bileşimi;Saponin,tanen,reçine,acı madde, alkalid,silicic asit Faydaları; Prof dr Mehmet Haberal ın reçetesine göre 5 litre suda kaynatılır.Su 2,5 litreye inene kadar kaynatmaya devam edilir.,Ayazlı bir gecede 24 saat dışarıda soğukta bırakılır,sonra temizlenir sıcak ve soğuk olmayan ılıman yerde saklanır.Her gün bir su bardağı kadar içilmesi halinde böbrekteki 40 çeşit mikropları,böbrek taşlarını,böbrek kumlarını dışarı atar. 50 gram at kuyruğu ve kalınca soyulmuş 5 elma kabukları,1 litre suda kaynatıp temizlendikten sonra her gün sabah akşam birer su bardağı ile içilmesi halinde verem yara ve akciğer yaralarını iyi edici özelliği vardır. Alyuvarları arttırıcı özelliği, kanın pıhtılaşması özelliği bu hastalıklara faydasına işarettir. Bu su ile ,egzamalı, mayasıllı ve yaralı yerlere faydalıdır. Bu su ile banyo yapılması halinde de; kronik egzama, damar tıkanıklığı, mayasıl ve düz tabanlığın meydana getirdiği hastalıklara faydası vardır. Mühim bir etkisi de, metabolizma ve bağ dokusu direncini arttırmasıdır. Bu sayede eklemlerin romatizmal hastalılarında eski kırık kemik ağrılarında, hanımlarda üreme organları kaynaklı, mikrobik hastalıklara bağlı olmayan ağrılara faydalıdır. Kaynatılıp elde edilen suyu gargara halinde de boğaz hastalıklarına iyidir Bileşiminde saponin, tanen, bilisilik asit ve palustrin, nikotin gibi alkaloitler, A ve C vitamini, silisyum bulunur. Eski dönemlerden kalma mezarlarda bitkinin yumru kökleriyle dolu kaplar bulunmuştur. Dikkat, zehir etkisi kurutulmakla geçmediği için insanlarda da görülür, bu yüzden doza dikkat etmeli ve aşılmamalıdır!
|
|
Yorum
(4) ::
Yorum yaz! ::
Bağlantı
|
Çarşamba, Ekim 28, 2009 - TÜRK BİLİM ADAMLARI
http://gurbetdeyazmak.blogcu.com/rss.php
22/10/2009 · Kategori: ÇARESİ VARhttp://beklenenzeytinci.blogcu.com/rss.php
Türk bilim adamlarının domuz gribi başarısı Domuz gribi ve kuş gribi virüslerini imha eden etken maddeyi üretmeyi başardılar. Güncelleme:22 Ekim 2009 23:02 BALIKESİR (İHA) - Türk bilim adamları, domuz ve kuş gribi virüslerini imha edebilen etken maddeyi keşfetti. Üretilen etken madde ve virüsler üzerindeki etkisinin ispatı, dünya tıp literatüründe makale olarak yayınlandı. Uzun zamandır dünya ülkelerini kasıp kavuran ve binlerce bilim adamının üzerinde çalışma yaptığı domuz gribi (H1N1,H3N2) ve kuş gribi (H5N1, H9N2) virüslerini parçalayarak yok edebilen etken maddeyi, Türk bilim adamları buldu. Dünyanın tek bitki özü üretebilen laboratuvarlarına sahip olan bilim adamı Faruk Durukan, etken maddeyi Balıkesir Üniversitesi (BAÜ) ile ortak çalışma yaparak hazırladıktan sonra dünya çapındaki bilim çevreleri ile paylaştı. Japonya'daki dünyanın önde gelen bilim adamları, yaklaşık 7 aylık bir çalışmadan sonra, "oleoropein" adlı etken maddenin domuz ve kuş gribi virüslerini parçalayarak yok edici bir yapıya sahip olduğunu onayladı. Büyük buluşun altına olumlu yönde imzalarını atan dünyanın en başarılı bilim adamları, çalışmayı dünya tıp literatürüne makale biçiminde sundu. Bitki özlerinin etken maddelerini üretmeyi başaran Faruk Durukan, hedeflerinin Türk AR-GE'sini dünya AR-GE'sinin üzerine çıkarmak olduğunu söyledi. Yıllardır yürüttüğü tüm başarılı çalışmaları Türkiye'deki 25 üniversite ile ortaklaşa başardıklarını ifade eden Durukan, "Son yaptığımız çalışmamızı dünya bilimi evrensel olarak onaylamıştır. Dünya bilimi evrenseldir. Dünyada bulunan bütün problemleri sahiplenmekteyiz ve bu problemleri çözmeye çalışıyoruz. Böylece Türkiye'den katkı sağlamakla birlikte, dünya biliminin Türklere muhtaç olduğunu da ispatlıyoruz. Tabii ki bunları yaparken de Türkiye'den 25 üniversiteden de destekler alıyoruz" dedi. Aynı zamanda tıp alanına onlarca faydalı buluşa imza atan Balıkesir'in Edremit ilçesindeki "Kale Nuturel" adlı firmanın da yetkilisi olan Faruk Durukan, taşın suyunu çıkararak dünya bilimini şaşırtmayı başarmış, 3 bin yıldır çare bulunamayan zeytin kara suyunu faydalı hale getirmiş, zeytin çekirdeğinden aktif karbon üretilebildiğini ispatlamıştı. 
|
|
Yorum
(3) ::
Yorum yaz! ::
Bağlantı
|
|