GURBETDEYAZMAK

.Hasan Güler
Hasan Güler
Kartını Oluştur

kap_lar_vard_r.jpg

HOŞGELDİNİZ


7_temmuz_dilovas_-gebze-gemlik__1_.jpg

p>
....GURBETDE YAZMAK

MERHABA SEVGİLİ DOSTLARIM



SİZLER HER TÜRLÜ ÖVGÜYE LAYIK GÜZEL İNSANLARSINIZ. İYİ Kİ VARSINIZ.

BİR MUTLU DAKİKA İÇİN HERŞEY.DAİMA.BAHTİYAR OLUN EFENDİM.

BLOG ARKADAŞLARIM..

HASRET SENFONİLERİ..

YENİ SİTE ADRESİM. (beklenenzeytinci.)

NEWBAHAR

GÜLNAĞME

İLKNUR 1959

UZAK SEVDA1941..

NİHANSUM..

ANTARTİKA..

KEDİPERİSİ

ÜNLÜ YAZARLARDAN HİKAYELER..

AYSEL HANIM..

FIKRA SEVENLER İÇİN....

ŞÜKRÜ YILMAZ..

UYGARRADİKAL..

7x7x7..

BENDESAKLISIN..

HATIRALARLA BEN..

antartikashortstorydünyası ilknur59arzu55kediperisiuygarradikalşehnaz62ahmetdeanjelika7hatıralarlabenbirzamanlareylülaylintoygun

Linkler
ZEYTİN DİYARINDAN YAZILAR.
GEMİÇ KÖYÜ SAYFALARI
FAYDALI SAYFALAR
http://mysite.mynet.com






Ne seni unutacak kadar zaman geçecek. Ne de geçen zaman seni unutmaya yetecek. .)

SİZİN ÇERESİZLİĞİMİZE SON VERECEK YAZI VE YORUMLARINIZI BEKLİYORUM EFENDİM…

Paşapınar Syahatı Ağustos 2009 (31) k_rm_z__g_l.gif

Net'de yayında olan birçok blog var.
Buralarda memleketimizin birliği beraberliği adına seviyeli, ilkeli ve çare üreten yazılar var. Bu blog sayfasında da elbette güzellik, iyilik, sevgi, hoşgörü,en önemlisi de sizin yorumlarınızla zenginleşen sayfalar bulacaksınız..

Hayalleriniz gerçek olsun.. - Blogcu
Anasayfa | Arsiv | Profilim | RSS |
MENÜLER
Son Yazılarım

Kategorilerim

Son Yorumlar

Arama

Arkadaşlarım


Cumartesi, Kasım 21, 2009 - BU BAYRAK 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMINDAN ÖNCE DE ORADAYDI...

Kategori: ATATURK
AtatÜrk5Beklenen Logo2 004
Atatürk

   Bu Bayrak 29 Ekim Cumhuriyet Bayramından

 çok önce dükkanın penceresine

süs olarak kondu.

Bugün 21 Kasım Cumartesi

 hala orada duruyor.

 Türk Bayrağına sevgimden

dolayı orada daima kalacak.

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Perşembe, Kasım 19, 2009 - TÜRK MİLLETİ NE DEMEKTİR..

Kategori: kompozisyon

ŞAĞIDAKİ YAZI MİLLETİMİZİN LİDERLİĞİNİ ANLATMAKTADIR.
BİZ  BAŞKALARIYLA İYİ GEÇİNEN BİR MİLLETİN TORUNLARIYIZ. HANGİ İNANIŞTAN, HANGİ MİLLETTEN OLURSA OLSUN. BİZ KARŞIMIZDAKİNİ ÖNCE İNSAN OLDUĞU İÇİN,  SEVERİZ. DÜŞMANLIK YAPANLARA KARŞI BİLE, ADALETLE KARŞILIK VERİRİZ. ZALİMLİK YAPMAYIZ. MAZLUM OLMAYIZ. HAKKIMIZI GEREKİRSE ZALİMLERDEN BİLE SÖKE  ALIRIZ..HATTA HAKSIZLIĞA UĞRAYAN BAŞKA BİR MİLLETİN BİLE ACISINI TA YÜREĞİMİZDA DUYARIZ..GENLERİMİZDE LİDER MİLLET VASFI VARDIR. .

Biz Türk milletiyiz. Fakat bu topraklarda yaşayan tüm insanlarla asırlarca dostça geçindik. Hangi etnik millettendir diye hiçbirimiz araştırmayız. Önemli olan onların bu vatana bağlılığı ve vatandaşımız olduğudur. Onlar her şeyden önce insandır. Zaten Türk Milleti lider bir ulustur. Devletler kurduk. Devletler fethettik. Hangi kökenden, hangi dinden olursa olsun, insan önce insandır. Biz de insan olanlarla rahat  rahat  geçinir yaşarız. Tarihte hiçbirzaman fırsatçı olmadık. Zorba olmadık. İdaremiz altında olanları kendimizden ayırmadık. Bizden Yunus Emreler, Mevlanalar, Hacı Bektaş Veliler yetişti. Bize düşmanlık yapanların  çocuklarına, hanımlarına, ihtiyarlarına dokunmadık. Asi olanların sadece kendilerini yargıladık ondan sonra ceza verdik. Bizim içimizden büyük devlet adamları: Oğuz Kağan, Alparslan, Osman Gazi, Fatih Sultan Mehmet, ATATÜRK çıktı. Biz de dünyada hiçbir milletde olmayan bir hoşgörü vardır. Dik dururuz. Fakat hiçbir zaman dikleşmeyiz. Hürmet ederiz. Fakat hiçbir zaman boyun eymeyiz. Asla zalim olmadık. Fakat zalimlere her zaman cezasını verdik. En tepedeki emir verenle en aşağıdaki emir alan arasında karakter farkı aynıdır. Haksızlıklar karşısında nasıl yerimizde durmuyorsak. Haklı olanlara da haklarını hemen teslim edenlerdeniz.Kurtuluş Savaşımızın Önderi, Gazi Meraşal Mustafa Kemal Atatürk bizi ne güzel anlatmış.

                  Daha az zamanda, daha büyük işler başaracağız. Bunda da muvaffak olacağımıza şüphem yoktur. Çünkü, Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır. Türk milleti zekidir. Çünkü Türk milleti milli birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir. Ve çünkü, Türk milletinin yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müspet ilimdir.

              Şunu da ehemmiyetle tebarüz ettirmeliyim ki, yüksek bir insan cemiyeti olan Türk milletinin tarihi bir vasfı da, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, fıtri zekasını, ilme bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini, milli birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmek milli ülkümüzdür. Türk milletine çok yaraşan bu ülkü, onu, bütün beşeriyete hakiki huzurun temini yolunda, kendine düşen medeni vazifeyi yapmakta muvaffak kılacaktır.

              Büyük Türk Milleti,

            On beş yıldan beri giriştiğimiz işlerde muvaffakiyet vaat eden çok sözlerimi işittin. Bahtiyarım ki, bu sözlerimin hiçbirinde, milletimin hakkımdaki itimadını sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım. Bugün, aynı iman ve katiyetle söylüyorum ki, milli ülküye, tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk milletinin büyük millet olduğunu, bütün medeni alem, az zamanda bir kere daha tanıyacaktır. Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkişafıyla, atinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır.

               Türk Milleti!

Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.

              Ne mutlu Türk'üm diyene!

Mustafa Kemal Atatürk, 29 Ekim 1933,Ankara Yine Atatürk’e göre; ‘’ Toplumda en yüksek özgürlüğün, en yüksek eşitlik ve adalet’in devamlı şekilde sağlanması ve korunması, ancak tam anlamıyla milli egemenliğin kurulmuş olmasına bağlıdır. Bu nedenle özgürlüğünde, eşitliğin de, adaletin de dayanak noktası milli egemenliktir. ‘’

Milletimizin yüzyıllar boyunca başına gelen bütün felaketler, kendi alın yazısını, kendi iradesini, kendi yönetimini başkalarının eline bırakmasından kaynaklanıyordu. Bu bırakış nedeniyledir ki, 1. Dünya Savaşı’nın sonunda uçurumun kenarına kadar getirilmiş, galip devletler tarafından nerede ise tarihten silinmek istenmişti. Türk milleti, bu acı tecrübelerin ışığında artık uyanmıştı. Kendi iradesini, kendi yönetimini artık başkasının elinde görmek istemiyordu.

Milli mücadele’nin doğuşunda ve başarıya ulaşmasında başlıca rolü milliyetçilik ilkesi oynamıştır. Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, milletler topluluğu değil, sadece Türk unsuruna dayanıyordu. Bu sebeple ulus devletti, milli bir devletti.
Anayasaya göre; Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.
Türk milleti’nin mutluluğu, birlik ve beraberliği için çalışmak, bu kutsal vatanı daha güzel, daha bayındır hale getirmek, milli sınırlarımız içinde, milli benliğimizi duyarak varlığımızı yükseltmeye çalışmak, Atatürk milliyetçiliğinin esasıdır.

 

                   İşte Türkiye’nin insanı bu harmanın içinde yoğrulmuş.Ben şuyum, buyum dememiş. Ben Türkiye Cumhuriyetinin öz evladıyım. Kurtuluş savaşında olduğu gibi yine hiç düşünmem. Elimdeki bütün imkanlarımla düşman üstüne yürürüm. “Hangi kökenden olursam olayım, hangi inanıştan olursam olayım ben ülkemin emrindeyim” demiş ve demektedir.

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Çarşamba, Kasım 18, 2009 - TÜRK MİLLETİ

Kategori: Yeni siyaset

Sevgili okuyucularım bu iktidar döneminde daha da ileriye çıkan bir kavram var.

Türk Milleti..

Türk ne demektir önce..

Tarihte belli başlı en-az 16 devlet kurmuş, lider bir ırkın adıdır, TÜRK.

Türkçe konuşsun ya da konuşmasın, Müslüman olsun ya da olmasın, Türkiye'de yaşasın yada yaşamasın, kendisine TÜRK   denilen her fert benim soydaşımdır.

   Dedem kim? Geçmişimde ne olaylar var? Bunların hiçbiri umurumda değil.

Türkçe konuşuyorum. Müslümanım. Bu topraklarda türkçe konuşmayan, müslüman da olmayan her vatandaşımı kendi soydaşımmış gibi seviyorum. Türkiye dışında ise:

  -Ben Türk'üm diyebilen herkesi bağrıma basacak kadar geniş bir yüreğim var.

Birisi bana gelipte:

  -Sen Türk değilsin, fakat Türkiye Cumhuriyeti vatandaşısın gibilerden bir geveleme mırıldanırsa, ona çok kızarım. Çünki Türk Milleti asal bir ırktır. Hatta tarihin her zamanında diğer kavimlere liderlik etmiştir. Başka milletlere de örnek olmuştur.. Türkiye'de Türk'ler yaşar.Bir de Türkleri sevenler. 

     Başka ülkelerde de bu böyledir. Bir zenci, İngiltere'de İngiliz. Fransa'da Fransız'dır.Gelişmiş ülkelerde zaten ayırımcılık yoktur. Bizde de olamaz.

   Bu ülkede yaşayan ve kendisini Türk kabul etmeyen tüm vatandaşlarımızın başımızın üzerinde yeri vardır. Ta ki kanunların dışına çıkmadıkları takdirde.

ANAYASAMIZIN İLK DÖRT MADDESİ

1.              Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

2.            Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik, ve sosyal bir hukuk Devletidir.

3..           Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.Bayrağı, şekli kanunda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.Millî marşı «İstiklal Marşı» dır.Başkenti Ankara'dır.

4..          Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

  Anayasamızın değişmez maddeleri var. Bunları değiştirmeyi teklif etmek bile suçtur. O maddelerde açıkça Türk Milletinin üstünlüğü yazılıdır. Okullarımızda Türkçe okutuluyor. Herzaman da eğitim dilimiz Türkçe olacaktır. İkinci bir dil için de izin vardır. Arabça, yunanca, İtalyanca, Rusça, İngilizce, Fıransızca, Almanca seçmeli ders olarak okutulabilir. Bu zaten serbesttir.

   Fakat resmi ve özel okullarda, hiçbirzaman bu ülke vatandaşlarının ana dilidir diye Kürtçe veya başka bir dil öğretilemez. Osmanlı İmparatorluğunda da böyle olmuştur. Ondan önceki imparatorluk veya devletlerde de herzaman resmi dil TÜRKÇE olmuştur. Aksi ayırımcılığa yol açar. Allah korusun paramparça oluruz.

   Kürtçe veya başka bir lehçe dili özel dershanelerde serbestçe öğretilebilir. Başka ülkelerde de bu böyledir. Ülkemizin birliği ve dirliği için bu gereklidir.

  Yazıyı şöyle özetleyebiliriz.

   Türk Milleti bu topraklarda veya başka topraklarda olsun, herzaman TÜRK diye anılır. Türkiye'nin resmi dili Türkçe'dir.

   Bizi seven bu topraklarda beraber yaşadığımız başka etnik kökenler ise şöyle anılır. Türk Ermeni'si, Türk Yahudi'si, Türk Rum'u gibi..

  Kendisine Türk demeyen vatandaşımıza zorla:

  -Sen Türk'sün denmeyeceği gibi..Bir TÜRK'e:

  -Sen Türk değil, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşısın demek hakaret olur.

Yine söylüyorum. Bu topraklarda yaşayan herkesi TÜRK Milletinin bir ferdi olarak görüyorum. Kendisini öyle görmeyenlerle ise benim sorunum olamaz. Ancak kanunlara karşı gelip bir eylem de bulunurlarsa, Devletin gücü onlara cezasını verir...

  Açılımı böyle tarif ediyorum. Bu ülkenin nüfus kayıtlarında olanlar gelsinler, teslim olsunlar. Mahkeme edilsinler. Suçları varsa cezaları verilsin. Masumlar ise hemen serbest bırakılsın. Daha önce beraberce yaşadığımız gibi yine yaşayalım.

  Biz birbirimizi hep sevelim. Devletimizin kanunlarına karşı işlenmiş suç teşkil eden fiillerin cazasını, bırakalım devlet versin. Biz kendimiz hakim, savcı, polis, asker değiliz. Eğer öyle bile olsak ancak kanunlar çerçevesinde hareket edebiliriz.

  Bu güzelim ülkeyi yaşatalım. Adı Türkiye, içinde yaşayanlar da elbette TÜRK olacaktır. Türk kelimesinden korkmayalım. Emin olun Türk Milletinin askeri, polisi, Hakimi, Savcısı kanunlar karşısında her vatandaşa eşit muamele etmektedir.

  Biz Türk Milletinin bir ferdi olarak, sadece kendi milletimizi değil, bütün milletleri severiz. Çünki hepimiz Adem'iz, hepimiz insanız.

Anayasaya göre; Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.
Türk milleti’nin mutluluğu, birlik ve beraberliği için çalışmak, bu kutsal vatanı daha güzel, daha bayındır hale getirmek, milli sınırlarımız içinde, milli benliğimizi duyarak varlığımızı yükseltmeye çalışmak, Atatürk milliyetçiliğinin esasıdır.

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı