
Bu yazıyı okuyun, yorum yazın...
Ağustos ayı denince tarihimizde hep zafer sayfaları anılır. Biz de öyle yazdık. Sevdiğim arkadaşı olduğum değerli blogcuların sayfalarına yorumlar yazdım. Bazı gazete sayfalarına ve arkadaşların yorumladıklarına bakılınca... Özet olarak yazıyorum. Ne yazık ki tam bağımsız bir devlet olmadığımız anlamı çıkıyordu.
Bayrağımız var. Silahlı kuvvetlerimiz var. Ülkemizin dünya haritasında yeri var. Bu ne demek oluyor. Şunu anlatmak istiyorsak doğru olabilir.
-ATATÜRK'ÜN İŞARET ETTİĞİ İLERİ ÜLKELER SEVİYESİNE ÇIKAMADIK..
Vatandaşımız fakir. Tek tek saymayayım maaş alan ya da ücret alan veya serbest meslek erbabı olanlarınve köylülerin gelirleri az. Çoğunluk açlık sınırında.
Yoksa ülkemiz başka bir ülkenin boyunduruğu altında değil. Sadece çok borcumuz var.
Yer altı ve yer üstü kazanç getirecek değerlerimizi, tam manasıyla çalıştıramıyacak kadar basiretsiz yöneticilerimiz var. Bütün bunların üstüne tuz biber terör belamız var. Bu devlet o kadar güçlükü yıllardır hem içeriden hem de dışarıdan bizi parçalamak isteyenlere sadece gülüp geçiyor. Aklına başka bir yaptırım getirmiyor.
Önümüzdeki sene seçim var. Yerel seçimler için sandığa gideceğiz. Nasıl sa masraf olacak öyleyse bir sandık daha koysunlar önümüze...
BU SANDIK YEPYENİ BİR ANAYASA YAPACAK OLAN ANAYASA MECLİSİNİ SEÇSİN.
Bu seçimde baraj olmasın. Barajsız ve istenir se bağımsız adayların da katılacağı ve dünyada belki de eşi olmayan bir anayasa meclisi oluşturulsun. Bu meclise her parti katıldığı gibi sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, barolar birliği, esnaf odaları, ziraat odaları, ticaret odaları,
kooperatifler..ve burada yazamadığım diğer birlikler, sendikalar vesaire de tıpkı partiler gibi aday gösterip türkiye genelinde katılsınlar.
Seçilecek kişiler mutlaka yüksek okul mezunu olmalı. Sayıları da türkiye genelinde 150 olmalıdır. Halkın seçeceği bu anayasa meclisi en kısa zamanda ATATÜRK İLKE VE İNKİLAPLARINA DAYALI yepyeni bir ANAYASA hazırlayıp, halkın oyuna sunulmalıdır.
Bu anayasayı hazırlayanların ileride ikbal beklentisi olmayacağından; siyasi partiler ve seçim kanunu zamanımız kriterlerine göre hazırlanacaktır.
Vatandaşımız bu anayasanın kabülünden sonraki seçimlerde, hakiki meclisi oluşturacaktır.
Genel başkanlar tarafından seçilen meclisler bu ülkeye ancak bu kadar katkı sağlamışlardır.
Yukarıdaki sözümü tekrarlıyorum. Tam bağımsız ülkeyiz. Fakat çok fakiriz. Borçluyuz. Üstelik insanlarımız da ne yapacağını şaşırmış durumdadır.
Kurtuluş mutlaka olacaktır. Çünkü çok fakir olabiliriz. Fakat millet olarak çok akıllıyız.