Anasayfa / Seyahat / ADAM GİBİ ADAM

ADAM GİBİ ADAM

BU YAZIYI OKUYUN

_mer_dede_mehmet_ta__n_d___n__.jpg

ADAM GİBİ ADAM

Yukarıdaki resimdeki ihtiyar delikanlıya iyi bakın. Kendisini tanımak bana nasip olmadı.
Hayat hikayesini onu tanıyanlar anlattı.
Onu tanıyan herkes hemfikirdi. Ömer Dede adam gibi adamlardandı. Kendisi ufak tefek bir insandı. Fakat mangal gibi yüreği vardı.
Ben kimseden korkmam diyenler bile kendisini tanıyınca korku dolu bir hürmetle yanına yaklaşırlardı. Bundan 34 yıl önce aramızdan ayrılıp fani alemden baki aleme göçtü, gitti.
Daha 15 yaşında iken babasını kaybetti.
Babası sağlığında komşu köydeki bir zeytin tüccarına mal vermişti. Oğluna vasiyet etti ki; gitsin o alacağı alsın. Annesine, ablasına ve diğer kardeşlerine bu parayı taksim etsin.
Babasını toprağa sakladıktan sonra, akrabalardan başsağlığı için gelenler olur.
Hayli bir zaman geçer. Komşu köydeki tüccar şahıs ise zeytin parasını daha ödememiştir.
Kendisi o köye gitmeğe karar verir. Gider de.
Resime tekrar bakarsanız bu çelimsiz ihtiyarın o yaşlarda da aynı olduğunu anlarsınız. Adamı bulur. Babasının sözlerini ona iletir. Karşısındaki oralı olmaz. Üstelik bu sabi çocuğa türlü hakaretler eder.
Gerisin geri köye döner. Babasından hatıra tabancayı beline koyar.
Aynı adamı kahvenin ortasında bulur.Silahı ona doğrultur. O ise:
-Ha!ha!ha! sende o cesaret nerde çocuk? diyerek yine hakaretlerine devam eder.
(Sevgili okuyucularım siz siz olun elinde silah olan kuvveti sakın hor görmeyin.)
Tabii bu ahmak adam oracıkta öldürücü kurşunu yer ve olduğu yere yıkılır. Kurtuluş savaşından sonraki yıllarda olur bu olay. O zamanlar herkesin belinde tabanca bulunurmuş.
Kısa bir şaşkınlıktan sonra orada bulunanlar silahlarına sarılır. Tıpkı Amerikan filmleri gibi genç hatta çocuk Ömer çekirge misali oradan uzaklaşır. Fakat en yakın jandarma karakoluna teslim olur. İşte bazı romanlarda anlatılan hapishane ağası hikayeleri başlayıverir. O dört duvar arasında mert ve aynı zamanda bilgili bir mahkum, Ömer Dedenin elinden tutar. Onunla beraber kitap okurlar. Ufku açılır. Bir insanı öldürmenin bütün insanlığı öldürmek gibi olduğunu anlar.
Üzülür. üzülür. Fakat durmadan da okur.

ALLAHU TEALA KATINDA KENDİSİNİN ÇOK GÜNAHKAR OLDUĞUNU FAKAT YARATANIN MERHAMETİNİN DE SONSUZ OLDUĞUNU SÖYLEYEN ÖMER DEDE ADAM GİBİ ADAMLARDANDI...

yeni_resim_ye_illikler_i_inde_gemi__k_y_.jpg

Ömer Dede Erzincandaki yıllarını fazla anlatmaz. Zaten kendisi çok az konuşan, söylemeyen yapan bir insandır.
Oradan kurtuluşu bir deprem sonrasına rastlar.
Uyuyamadığı gecelerden birinde cezaevi penceresinin boşluğunda oturup tefekkür ederken öyle bir sarsıntı olur ki taş taş üstünde kalmaz. Şehir tarihe karışmış. Cezaevi dahi yerlebir oluvermiştir. Bulunduğu pencerenin toz duman olmasıyla Ömer Dede' miz kendisini dışarıda buluvermiştir.
Deprem sonrası yaralılara yardım edenlerle beraber çalışmış. Zor durumda olanlara yardım elini uzatmıştır. Sağ kalan birkaç mahkumu ve tabii Ömer Dede'yi de affetmişler.
Köyüne dönen Ömer Dede maddi bakımdan zor günler yaşamış. Fakat toprak zengini olduğu için kısa zamanda kendisini toparlamış. Aile yakınlarına kol kanat germiştir. Fakat dikkatini çeken gariplik, herkesin ondan çekinmesi olmuştur. Kahvede bulunduğu zamanlarda masada tek başına oturur. Yanına yaklaşamayan insanlara acır ve şaşırırdı. Artık onun bir kimliği vardı. Kızdırılmağa gelmez ha! yoksa!
Önceleri bu durumdan faydalandı. Fakat Ömer Dede insanlara düşman değil bilakis iyilerin herzaman yanında olmak istiyordu. Akrabaları onu şöyle anlatırlar.
-Ömer Dede günün belli olmayan herhangi bir saatinde kahveye gelir. Tek başına bir masada oturur. Yeni demlenmiş çayını tadını çıkara çıkara yudumlar. Bazı seçtiği kişilerle genel kültürleri artsın diye sohbet eder. Sevimsiz laf edenlere bir bakmasıyla titretir adeta.. Sonra da yavaş adımlarla evine giderdi.
Bir keresinde onun namını duyan fakat kendisini tanımayan yakın köyden bir misafir.
-Dayı sen ne iş yaparsın? dediğinde:
-Ben nalbantım demiş ve devam etmiş.
-Ben lafını bilmeyeni alnının ortasından nallarım. Adamcağızın kulağına "bu Ömer Ağa'dır" dediklerinde oraya yığılıverir.

hpim0472.jpg

Ömer Dede okuduğu kitapları tam okumuştur.
Kurtuluş savaşını yaşayan babası ve diğer akrabalarının anlattıklarına tıpatıp uyan bilgiler o kitaplardadır.
Atatürk sevgi ve hayranlığı gönlünde yer etmiştir. Onu aradabir dinleme sevincine erişenlere
-Eğer başımızda Mustafa Kemal olmasaydı, biz kurtuluş savaşını kazanamazdık diye başlayan
ve Türk Milletinin yüceliğini anlatan sözler söylerdi. Ve dinleyenlere son olarak:
-Ancak büyük milletler Atatürk gibi bir önder
yetiştirebililer. Onuniçin Türk Milleti büyüktür..der sözlerini tamamlardı.

yeni_resim_erik_bah_esi.jpg

Ömer Dede Gençliğinde başına gelen hadiseden sonra evlenip çocuk sahibi olamamıştır.
O zamanlar medeni kanun kabul edilmemişti.
İsteseydi evlenir. Hatta iki hanım da alabilirdi. Fakat okuduğu aydınlatıcı kitaplar insan hakları hele kadın haklarını ona belletmişti.
Son nefesine kadar ağaç diktiğini söylerler.
Akrabası:
-Dayı artık piri fani oldun. Yine de ağaç dikiyorsun, neden? dediğinde
-Ben kendim için değil insanlık için çabalıyorum. Biliyorum çok günahkarım. Haklı da olsam bir insanın canına kastetmemem gerekirdi. Ah bir anlatabilsem der. sonrasuspus olur konuşmazdı.

Yine öyle güzel bir günde önce evinin önündeki bahçeye meyva ağacı diker. Güzelce tepeden tırnağa temizlenir. Traşını olur.
Güpegündüz yatak ister. Sadece temiz iç çamaşırı ile yatağına girer. Yorganı yüzüne kadar çeker ve:
-Kuran-ı Kerim okuyun bana der. Şaşıran bakışlara yine seslenir:
-Gece evde kalmayayım. Vaktim geldi. Beni toprağa akşam olmadan verin der. Hasta gibi değildir. Fakat o şimdiye kadar ne demişse yaptıran biridir. Hiç itiraz edemezler. Kutsal Kitabımızı okumasını bilenler eve koşarlar.Kuranlar okunmaya başlar.
Çok geçmez,ruhunu teslim ediverir.
ADAM GİBİ ADAMLAR İNSANLARA YÜK OLMAYANLAR.
BİLAKİS İNSANLARIN YÜKÜNÜ TAŞIYANLARDIR.
RAHAT UYU ÖMER DEDE..SEN ADAM GİBİ ADAMDIN.
ÖRNEK BİR İNSANDIN...

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !
Bu içeriği duvarında Paylaş
  • Bu içeriği arkadaşlarınla paylaş!
  • Yeni içerikler bul!