06 03 2007

BİR BÜYÜK CAMİİ DE DİNLEDİKLERİM...

Gurbet yazıları

Geçen hafta büyük bir camide vaaz dinledim. Nur yüzlü hoca efendinin sohbetini size de yazmak istedim. İnşallah beğenirsiniz.

 

SATIN ALINAN KUYU
Müslümanlar, Medine'ye hicret ettikleri zaman, su sıkıntısı vardı. Çok kuyu vardı, ama suları çok tatlı değildi. Ama Rume Kuyusunun suyu çok tatlı idi. Bu kuyu da bir Yahudiye aitti. Yahudi, Müslümanları zor durumda bırakmak için, kuyudan her zaman su vermiyordu. Verdiği günlerde de çok yüksek fiyatla sattığı için herkes alamıyor, fakir Müslümanlar sıkıntı çekiyorlardı.

Peygamber efendimiz, bu durumu gördükçe üzülüyordu. Birgün buyurdular ki: Rume Kuyusunu kim alır, kendi kovasını Müslümanların kovası ile beraber tutarsa, Cennetteki kovası bundan hayırlı olur.

Bu müjdeyi işiten Hazret-i Osman radıyallahü anh. hemen Yahudinin yanına gidip, pazarlığa başladı. 12 000 dirheme kuyunun yarı hissesini satın aldı. Kuyunun başında birgün Yahudi, diğer gün Hazret-i Osman durup, su veriyorlardı. Yahudi yine yüksek fiyatla suyu satıyor, Hazret-i Osman ise bedava olarak veriyordu. Müslümanlar, sıra Hazret-i Osmana geldiği gün, o günün ihtiyaçlarını aldıkları gibi, ertesi günün ihtiyaçlarını da doldurup gidiyorlardı. Dolayısıyla ertesi gün Yahudiye gelen olmuyordu. Yahudi oyuna geldiğini anladı. Kuyunun diğer yarısını da aynı fiyatla Hazret-i Osmana satmak istedi. Fakat Hazret-i Osman kabul etmedi. Bir müddet sonra tekrar gelip, daha aşağı bir fiyat teklif etmesi üzerine Hazret-i Osman ucuz bir fiyatla diğer yarısını da satın aldı. Böylece kuyunun tamamı Müslümanların ihtiyaçları için sebil edildi.



İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyurduki: "Dünyâ hayâtı pek kısadır. Bunu en lüzumlu şeyde kullanmak gerekir. Bu en lüzûmlu şey de, kalbini toparlamış olanların yanında bulunmaktır. Hiçbir şey sohbet gibi faydalı olmaz."

0
0
0
Yorum Yaz