Size bu yazıyı pazar günü akşamı yazmalıydım. Nasip bu günmüş. Her seçim de olduğu gibi,
yine hanımımla beraber seçimin başlangıç saatinde erkenden seçim bölgesine geldik.
Sandık numarasını bulduk. Fakat içeride hiçbir hareket yoktu. Saat 08.00 de başlayacak olan
görevimiz daha başlamamıştı.İnsanlar şaşkındı. Meğer bu halk oylamasına bazı partilerimiz
karşı imişler. Partiler sandık kurullarına bir şekilde tesir etmiş. Görevliler kanuni bir gerekçe ile
ya hasta ya da acilen başka adrese gitmesi gerekiyor gibi nedenlerden ötürü gelmemişlerdi.
Bir sandıkta 1 başkan ve 3 üye toplam 4 kişi görev yapmalı imiş. Seçmenlerin arasından ve ilçemizin saygın işadamı arkadaş: "Ben görev alabilirim" dedi.Fakat içeride bir başkan ve bir üye vardı.
Bu gönüllü arkadaşla beraber 3 olmuştu. Sayı tamamlanmamıştı. Okuldaki bütün sandıkların başkanı
hızlı hızlı geldi. "Durum nasıl?" diye içeriye seslendi. Bir kişi daha lazım olduğunu öğrenince: bize
"İçinizde vatandaşlık görevini yapmak ve kendisine de yardım edecek bir seçmen var mı?"
diye seslendi. Bu sorunun cevabı sandıklar açılıncaya kadar orada bulunacak ve ismi sandık kurulu tarafından resmi olarak netleştirecek bir vatandaş arıyorsanız ben buradayım demekti..
" Ben görev alırım " dedim.
Akşama kadar hiçbir şeye karışmadım. Fakat vatandaşlık görevimi yapmış oldum.