![]()
BU YAZIYI İZLEYİN
Bizim ülkemizde hem de Ramazan günlerinde dilençiler çoğalır.
Aslında hangi dini kitabı açarsanız, orada dilenmenin haram olduğu yazılıdır.
Sadaka verilecek fakat isteyene değil. İhtiyacı olupta hiç sesini çıkaramayan yoksula verilecektir. Sokaktaki dilençilerin bizden zengin olmadıkları ne malum.Geçen sene durakta otobüs bekliyorum. Yanımıza zor durumda olduğunu söyleyen bir genç geldi. Prensip edinmişimdir. Hiçbirzaman dilençiye para vermem. Orada simitçi vardı. Simit aldım. Uzattım kendisine, eliyle beni itti. Yanımda benden biraz yaşlı bir hanım vardı. O çıkardı parasını :
-Buyur evladım. diyerek dilençiye uzattı.
o an sesimi çıkarmadım. Daha sonra o teyzeye:
-Sizler böyle sorumsuzca vermeye devam ettikçe bunların sayısı da artacaktır, gibilerden konuştum. Bir kızdı. Bir kızdı. Bu mübarek günde bu çocuk aç mı kalsın. Hırsızlık yapacağına dileniyor. İstersen sen verme beyefendi. ben herzaman veririm diyerek daha bir sürü hakaretler etti. Susmadan önce son bir cümle söyledim. Bir daha da hiç konuşmadım.
-Şimdi hakikatı yaşayınca anlarsın dedim.
Biraz sonra bir dilençi çocuk daha geldi. doğru oteyzeye gitti. Cüzdanını çıkardı. Ona da kağıt para verdi. Çünkü demir parası kalmamıştı. Bana da manalı manalı baktı. Çok geçmedi biri daha geldi ve direk yine o teyzeye koştu. Tabii ona da kağıt para verdi. Bu gelmelerin arkası kesilmedi. Ve her el açana da para teyze tarafından verildi. İyi ki otobüsümüz geldi de yaşlı ve merhametli zengin hanımefendi züğürt kalmaktan kurtuldu. Otobüse binerken bile koşa koşa bir dilençi çocuğun bize doğru geldiğini görünce de!!!
-A!!! yeter be ben mi doğurdum sizi bu ne be? Niye başkasına değil de bana geliyorsunuz diye ve ağzından köpükler saçarak serzenişlere kaptırdı kendisini..
Yine böyle bir cami önünde dilenen bir kadıncağızın birisini görünce koşarak uzaklaştığını seyretmiş ve şu söze şahit olmuştum.
-Bu kaçan dilençi kadın benim ev sahibimdir. kendisinin en-az 10 dairesi var kirada..