Sevgili dostlar İstanbuldan ayrıyım, onuniçin gurbtteyim diye üzülüyorum. Fakat çok uzakta değilim. Gebze'deyim. Evimizin hemen yanında bir dağ var. GAZİLER DAĞI..Burada yürüyüş yolları var. İstanbul ve İzmitten insanlar iyi havalarda arabaları ile sabah erkenden buraya geliyorlar. Burada yürüyüp ciğerlerine oksijen depoluyorlar.
Geçen hafta kar ancak bu kadar yağmıştı.
Dün geceden itibaren aralıksız yağan kar,hemen evimizin karşısındaki gaziler dağını böyle kapattı.
Yukarıda da belirttiğim gibi GAZİLER DAĞI oksijen deposu. Hele kar yağdıktan sonra, hava daha da oksijen doluyor. Şöyle ıssız yolda yürüyeyim diye evden çıktım.
Tabii fotoğraf makinamıda yanıma aldım.
Aparman bahçesindeki çam fidanı bile karlarla kaplanmıştı.
Ta! ciğerleimin içine temiz oksijeni çektim.
Apartmanın önündeki çam fidanı aşık olduğu kar tanelerine sımsıkı sarılmış..
Tabii sımsıkı giyinmiştim. Bu yaşta üşütüp hasta olmak istemem.Çocuk olsam şöyle yapardım diyemiyorum. Çocuk olsam da doya doya oynayamazdım. Çünkü babam ve annem üşütürüm diye kartopu oynamama izin vermediler hiç.
İleride sol tarafta ilkokul bahçesi var. Geçerken gördüm, talebeler kardan adam yapıyorlardı.
Yürümek ve bayazlar içinde tertemiz olmak ne güzel! ne güzel!
Yolun sonuna doğru görünen karaltı da benim gibi yürüyenlarden. Solda ise yine yürüyüşe çıkmış bir genç görülüyor.
Etrafı yüksek duvarlarla çevrilmiş, ilköğretim okulu. Duvarların sanki üzerinden bakan selvi ve çam fidanları. Onlar büyüyünce, gelecek nesillerin oksijen deposu olacaklar.
Yaklaşık bir saattir, geziyorum. Üşüdüm. Eve dönmeden önce dağ manzarasına bir daha baktım.