BİZE SEVİNÇ YAŞATAN MİLLİ FUTBOLCULARIMIZA VE BAŞKANIMIZ HASAN DOĞAN'A ALLAH RAZI OLSUN DİYORUM...
YAVRU GÜVERCİNLER
GÜVERCİN
Son birkaç gündür blog sayfama bağlanamıyorum. İnşaallah proplem uzun sürmez. Bu ara bir güvercin yavrusu ile arkadaş olduk. Bir gece televizyonda maç izlerken, salon balkonunda gürültü oldu. Nedir diye baktığımızda bir de ne görelim? Yavru bir kuş, kanat çırpıyor. Önce biraz ürktük. Ortalıkta yine kuş gribi söylentisi de vardı. Torunum da bizimleydi. -Bakayım bakayım diye bebek şivesi ile durmadan konuşuyor, aslında gizli bir korkaklıkla uzaktan beni ve elimde tuttuğum yavru güvercini seyrediyordu. Bir kab içine su, başka bir kaba ise biraz buğday döküp balkona bıraktık. Güvercini de aynı şekilde oraya usuletle bıraktım. Balkonun ışığını da yakarak onun yem yemesini ve su içmesini görelim dedik. Çünkü hasta olsa eminim ne su içebilir ne de yem yiyebilirdi. Müthiş bir iştahla balkondaki yemlerini yedi. Hatta sevinçli birşeyler mırıldanıp suyunu da içti. İçeriden balkonun kapısını kapatıp, devam etmekte olan milli maçımızı seyrettik. İki sıfır yenik durumdan, üç gol atarak zaferle çıkan aslanları tebrik ederiz. Bu sevincin ateşi bize herşeyi unutturdu. Ne güvercin, ne de balkon hatırımıza bile gelmedi.
O gece Türk futbol tarihinde yeni bir sayfa yazanların sevinci ile rahat uyuduk. Ertesi gün gazetelerde ve internet haber sitelerinde okuduğum maganda haberleri bizi yine üzdü. Makinalı tüfek gibi takır takır silah seslerini duydukça çok endişelenmiştik zaten. Hava sıcaklığını biraz azaltalım diyerek, balkon kapısını açtığımızda birde ne görelim. Yavru güvercin sevinçle kanat çırparak bize bakıyordu. Kendisini hemen besledik. Suyunu da verdik. En önemlisi biraz şımartmak için sevdik onu. Çok memnun oldu. -Hasta olsa yem yemez diye sesli düşündük. Herhalde anne güvercin kayıptı. Bu yavru da bize sığınmış olmalıydı.
Torunum annesi ile bizi ziyarete geldiğinde, yavru güvercini salona aldım. Oda içinde pır pır uçtu. Bazen yanımıza geliyor. Bazen de elimize hatta başımıza konuyor. Cırık cırık seslerle sevincini paylaşıyordu. -dede güvercini seveyim mi? diyen torunuma peki dediğimde önce çok seviniyor. Fakat ilk defa gördüğü tanıyamadığı bu canlıdan korkuyor. Adeta ürküyordu. Biz de yavru kuşu evin balkonuna çıkardık. Bizim yavrumuzun korkmasını unutması için zaman kazanmak istedik. Torunumuz pencereden güvercine laf atarak , o günü akşam etti.
20 Haziran cuma akşamı yine müthiş bir gece yaşadık. Bizim evde Atv yayını izlenemediğinden, Damadımın davetine icabet ederek, hem de bu vesile ile torunumuzu da sevmek için misafir gittik. Allahım o ne muhteşem geceydi. TÜRK FUTBOL TARİHİNE ALTIN SAYFALAR EKLENDİ. Futbolcularımız oyunlarını tam layıkıyla ortaya koyamıyorlardı. Kalecimiz Rüştü çok güzel kurtarışlar yapma sa, en az 5 gol fark yemiştik bile. 90 dakika gol olmayınca uzatmalara gidildi. Uzatmalarda da son dakikaya kadar gol olmadı. İşte o an. Yine kalecimiz hemen topu alıvereyim dedi. Olmadı. Kale boş kaldı. Koştu. Yetişemedi Eyvah! eyvah! işte herşey bitti derken, SEMİH çıktı sahneye. Daha herşey bitmedi. Penaltılara var mısınız? dercesine o muazzam şutu çekti. Bir de baktık top filelerde....
Bizim güvercin hikayemiz hala sürüyor. Almanları da evlerine gönderebilir miyiz? bilmiyorum. Fakat torunum bize gelir gelmez: -Yavru kuş nerde? diyerek balkona koşuyor. Hanımım günde birkaç kere balkon temizliyor. Güvercini her okşayışımızda ellerimizi detercanlı su ile güzelce temizliyoruz. Hastalıktan korkuyoruz açıkçası. Fakat sevinçli dakikaları yaşadıkça bambaşka oluyoruz. Bizim takımımızda, yavru güvercin gibi sevinç yaşatıyor insanlarımıza.. Bunun finale kadar yolu var diyoruz. Güvercini beslemekten de vazgeçmiyoruz.
Dün akşam Rusya çok iyi futbol oynayıp,2008 Avrupa futbol şampionasının en flaş takımı Hollanda'yı yendi.
Bizim güvercinimiz bu sabah balkonda yoktu. Az önce ise kızım telefon etti. Torunum yavru güvercini özlemiş. Bize gelecekler. Eyvah! yoksa bir daha gelmeyecek mi? Bu ara blog sayfasına bir göz atmak istedim. Yine proplem. Blog hizmeti de son bulacak mı? Güvercin yok. Siz arkadaşlarımızın yazısını okumak yok. Bu ara size açıklayayım. google'dan bir blog adresi aldım. ismi gurbetteyim.blogspot.com. Güvercin önemli. Milli takımımız önemli. Siz arkadaşlarım daha da önemlisiniz. Bu akşam oynanan İspanya-İtalya maçında Fenerbahçemize gelecek denen dede lakaplı Teknik direktörü beğenmedim. Gerçi maçı penaltılarla kazandılar kazanmasına da yönetici olarak, saha dışında hareketleri hiç olumlu değil. Hele bize geleceği söylenen golcünün penaltıyı atamaması,!!! Neyse bütün bunlar zaten söylenti. Güvercin yok. Sizin yazılarınız. Yorumlarınız yok. Üzüntülerim bitecek mi? Almanya'yı Fatih'in arslanları yenecek mi? Ah! ah! bize, yani FENERBAHÇEYE Fatih TERİM GELEMEZ Mİ?