http://gurbetdeyazmak.blogcu.com/rss.php 
hayata dair...
Tüm benliğimde temizlik yaptım bugün...
Kaslarımı, sinirlerimi, kemiklerimi hatta kanımı temizledim...
En küçük yerlerine, kıvrımlarına girmiş, sinmiş bütün pislikleri attım...
Kırgınlıklarımı dışarı çıkardım ilk önce... İçimde ne kadar da büyük bir yer kaplıyorlarmış...
Onların yerine bağışlamayı yerleştirdim özenle..
Titizlikle her kırgınlığın üzerine ektim bağışlamanın tohumlarını...
Bağışlamayı ekerken, tekrar kırılmaktan korkuyordum belki...
Kıskançlığımı çıkardım... Meğer ben ne az kıskançmışım... Çok kolay oldu...
Çok şükür ki kin ve nefret yoktu yüreğimde... Nasıl temizlerdim bilmiyorum...
Sıra korkularıma gelmişti... Çıkarmaya bile korktum önce... Ne çok alışmışım onlarla yaşamaya...
Bunca acı ve endişeye nasıl alışılır anlayamadım... Her gün yeni yeni endişelerle beslenen yeni korkular birikmişti içimde...
Mutluluklarımı, umutlarımı ne de çok ertelemişim... O an bu ilgiyi onlara verseydim, her gün onları düşünüp birer umut daha ekleseydim, almadan verip, beklemeden sevseydim, her şeyden önce içimdeki sevginin ve gücün daha fazla farkında olsaydım böyle bir temizliğe gerek kalmazdı...
Çok zorlandım korkularımı temizlemekte... Birbirlerinin içine halkalar biçiminde girmişlerdi, kenetlenmişlerdi adeta...
Neşe ektim, hoşgörü, güven, sevgi ektim... Almadan vermeyi, sevilmeden sevmeyi, paylaşmayı ektim...
Çılgınlık ektim, doğallık, bağışlama ektim içime...
Aşk ektim her hücreme... Coşku, heyecan, sessizlik ektim...
Tüm güzel fikirler sessizken geliyor bana... Kabullenme ektim... Baş eğme değil...
Olduğu gibi kabullenme...
(...Edward Morrison)
YUKARIDAKİ YAZI 17 OCAK 2009-CUMARTESİ GÜNÜ
TÜRKİYE GAZETESİNDE YAYINLANMIŞTIR..