20 12 2013

İSTANBUL'U DÜŞÜNÜYORUM, GÖZLERİM KAPALI DEĞİL

İSTANBULU DÜŞÜNÜYORUM, GÖZLERİM KAPALI DEĞİL |  görsel 1
İSTANBULU DÜŞÜNÜYORUM, GÖZLERİM KAPALI DEĞİL |  görsel 2
İSTANBULU DÜŞÜNÜYORUM, GÖZLERİM KAPALI DEĞİL |  görsel 3
İSTANBULU DÜŞÜNÜYORUM, GÖZLERİM KAPALI DEĞİL |  görsel 4
İSTANBULU DÜŞÜNÜYORUM, GÖZLERİM KAPALI DEĞİL |  görsel 5
İSTANBULU DÜŞÜNÜYORUM, GÖZLERİM KAPALI DEĞİL |  görsel 6
İSTANBULU DÜŞÜNÜYORUM, GÖZLERİM KAPALI DEĞİL |  görsel 7
İSTANBULU DÜŞÜNÜYORUM, GÖZLERİM KAPALI DEĞİL |  görsel 8
İSTANBULU DÜŞÜNÜYORUM, GÖZLERİM KAPALI DEĞİL |  görsel 9
İSTANBULU DÜŞÜNÜYORUM, GÖZLERİM KAPALI DEĞİL |  görsel 10
İSTANBULU DÜŞÜNÜYORUM, GÖZLERİM KAPALI DEĞİL |  görsel 11
İSTANBULU DÜŞÜNÜYORUM, GÖZLERİM KAPALI DEĞİL |  görsel 12
İSTANBULU DÜŞÜNÜYORUM, GÖZLERİM KAPALI DEĞİL |  görsel 13
İSTANBUL ÜZERİNE BİR YAZI Daha önceki yazılarımdan birinde, Kurban Bayramında İstanbul Şehri rahat etti. Cümlesiyle başlayan bir makale yazmıştım. Acaba niçin rahat etti. İstanbul Şehri insanları hasret gidermek için başka şehirlerdeki akrabalarına, gittiler. Bu dokuz günlük tatil boyunca, kimileri Anne- babasını ve akrabalarını, bazıları da tatil turizminin albenisine uyarak, ya deniz sahillerini ya da Kapadokya gibi Doğal Güzelliği içinde barındıran yerleri ziyaret ettiler.

Sevgili Dostlar İstanbul, sadece bir Tarihi Tabii güzelliği olan şehir değildir. İstanbul Tuzla’dan Çatalca’ya kadar, sanayii tesislerini de içinde barındıran, bir kenttir. Eğer o mevcut fabrikalar, başka bölgelere taşınabilse; İstanbul geçtiğimiz kurban Bayramı sakinliğinden daha da sessiz bir şehir olur. Devletimizin bu Fabrika sahiplerini, vereceği teşviklerle ikna etse, bu şirketler tarıma elverişli olmayan fakat demiryolu ve ve otobanlarla limanlara bağlanabilecek, Anadolu Topraklarına taşınsa; İstanbul’dan tersine göç başlar.

                                                                                                       

 

Üstelik bir Devlet kadar büyük bu şehir, bir rahatlama yılları yaşar. Bu fabrikalar taşındığında, bu işyerinlerinden nemalanan, büyük ya da küçük  ticaret erbabımız, Esnafımız, hatta okullarımız bile, Anadolu’nun çeşitli kentlerine hicret edeceklerdir.     Bu hareket çözüm sürecini de hızlandıracak, İnsanlarımız birbirlerine daha da çabuk kenetleneceklerdir. Bunun planı yapılır. Ruhsatlar verilir. Teşvikler ödenir. Beş yıl bile dolmadan, herşey yerli yerine oturur. O zaman İstanbul’da belki bu yazıyı yazan ve okuyan birçok kişi olmayabilir. Fakat kalanlar, rahat bir ömür sürerler. İstanbul: Sağlık Kenti olur. Turizm Şehri olur. İstanbul’a  insanlar gezi için gelirler. Makbul ÜNİVERSİTELERİNDE, okumak için gelirler. Dünyaca ünlü olacak HASTANELERİNDE, tedavi olmak için geleceklerdir. Boğaziçini, Haliç’i, Çamlıca’yı, Taksim’i görebilmek için, tüm dünyadan seyyahlar geleceklerdir. Hayallerimizin gerçek olması dileğiyle, şen ve esen kalın, efendim.

 

                                                                                             

 

 

 

 

                                                                                           

 

 

                                                                                              

 

                                                                                   

 

 

44
0
0
Yorum Yaz