Anasayfa / Seyahat / İSTANBUL'UN FETHİNDEN GÜNÜMÜZE BAKIŞ...

İSTANBUL'UN FETHİNDEN GÜNÜMÜZE BAKIŞ...

http://gurbetdeyazmak.blogcu.com/rss.php

























İstanbul'un fethinden günümüze kadar zaman diliminde ülkemiz nerelere geldi.İstanbul'un Fethi, 29 Mayıs 1453'te (Jülyen takvimine göre, Gregoryen takvimi göre 7 Haziran 1453), şehri günlerdir kuşatan Osmanlı ordusunun, şimdi İstanbul olarak bilinen, o zamanki adıyla Konstantinopolis şehrini Sultan II. Mehmed Han'ın komutanlığında fethetmesidir. Bu fetihten sonra Osmanlı Devleti İmparatorluk olmuş, henüz 21 yaşında olan Sultan II. Mehmed, Fatih unvanını da alarak Fatih Sultan Mehmed olarak anılmaya başlanmıştır. Tarihteki en önemli devletlerden olan Doğu Roma İmparatorluğu böylelikle sona ermiştir.

Karadeniz ve Akdeniz'i birbirine bağlayan deniz yolu üzerinde kurulu olan İstanbul, günümüzde olduğu gibi o zamanlar da oldukça önemli bir şehirdi. 1453 yılına kadar farklı zamanlarda, Avarlar, Araplar, Avrupalılar ve Osmanlılar tarafından defalarca kuşatılmış, fakat gerek Bizans'ın sahip olduğu Rum ateşi (grejuva), gerekse şehrin o zamanlar için aşılamaz olarak görülen surları, bu fetih hareketlerini başarısız kılmıştı.

29 Mayıs sabahı saldırı başladı. Ayrıca Haliç'ten de baskı uygulayabilmek için gece yağlı kütükler üzerinde karadan Haliç'e taşınan gemiler, o sabah Bizans askerlerine karşı bir sürpriz unsuru olmuştu. Anadolululardan oluşan ikinci dalga, şehrin kuzeydoğusundaki, topla kısmen hasar almış Blachernae Surları'nın (okunuşu: blakernai ) bir bölümüne odaklanmıştı. Uzun süren bu çarpışmalar sonucunda Ulubatlı Hasan adındaki bir yeniçeri, surlara Osmanlı sancağını dikmiş, bununla ateşlenen Osmanlı ordusu 29 Mayıs 1453'te İstanbul'un surlarını aşmıştı.

Ancak savaş henüz bitmemişti. Hayatta kalan Bizans askerleri, Osmanlı askerleriyle sokak aralarında çarpışıyorlardı. Kısa süren bu çatışmalardan sonra Bizans ordusu yenilmiş ve Sultan II. Mehmet önderliğindeki Osmanlı ordusu İstanbul'a tamamen hâkim olmuştu.

O zamanki ismi Doğu Roma İmparatorluğu olan ve çok sonraları Bizans ismi verilen, imparatorluğun o günkü adıyla konstantinopolis şimdi İstanbul artık fethedilmişti.

21 yaşındaki genç padişah bu zaferden sonra FATİH unvanını aldı. Ortaçağ kapandı.

Yeni çağ başladı. Fatih ilk olarak AYASOFYA önüne geldi. Orada korkuyla bekleyen ve başlarını öne eğmiş, kılıçla koparılmasını bekleyen her sınıftan Bizans halkına seslendi. Onların dilini bildiği gibi, başka yabancı diller de biliyordu.

-KORKMAYIN SİZLER ARTIK BENİM VATANDAŞIMIZSINIZ. BENİM HİMAYEM ALTINDASINIZ. HERKES AYNI HAYATINA DEVAM EDECEKTİR. İÇİNİZDEN MÜSLÜMAN OLMAK İSTEYENLER YA DA İSTEMEYENLER OLABİLİR. HERKES İNANCINDA SERBESTTİR. KİMSE SİZİN İNANCINIZA KARIŞMAYACAKTIR.

Diye sözünü bitirir. Kalabalıkta bulunanların yüreğine su serpilir. Korkuları gider, ferahlanırlar. Yıllar yılı hatta şimdi de içimizde bizlerle beraber yaşamaktalar.

Peki bize ne oluyor. Şimdi padişahlık yok. Olsa bile o zaman da inançlar serbestti.

Cumhuriyet var. ANAYASA da laiklik teminatı var. Bu korku niye. Ben şahsen korkmuyorum. Çünkü Türk milletinin mayasında tehakküm yoktur. Milletimiz asırlarca devletler kurmuş. O devletlerde her inançtan, her kökenden gelen insanlara da sahip çıkmıştır.

  Yine de öyle olacaktır. Zaten ANAYASA böyle bir ayırıma müsaede etmez.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !
Bu içeriği duvarında Paylaş
  • Bu içeriği arkadaşlarınla paylaş!
  • Yeni içerikler bul!