24 12 2013

PEYGAMBERİMİZİN SOYUNDAN GELENLERİ SEVMEK FARZDIR

PEYGAMBERİMİZİN SOYUNDAN GELENLERİ SEVMEK FARZDIR |  görsel 1
PEYGAMBERİMİZİN SOYUNDAN GELENLERİ SEVMEK FARZDIR |  görsel 2
PEYGAMBERİMİZİN SOYUNDAN GELENLERİ SEVMEK FARZDIR |  görsel 3
PEYGAMBERİMİZİN SOYUNDAN GELENLERİ SEVMEK FARZDIR |  görsel 4
PEYGAMBERİMİZİN SOYUNDAN GELENLERİ SEVMEK FARZDIR |  görsel 5
PEYGAMBERİMİZİN SOYUNDAN GELENLERİ SEVMEK FARZDIR |  görsel 6
PEYGAMBERİMİZİN SOYUNDAN GELENLERİ SEVMEK FARZDIR |  görsel 7
PEYGAMBERİMİZİN SOYUNDAN GELENLERİ SEVMEK FARZDIR |  görsel 8
PEYGAMBERİMİZİN SOYUNDAN GELENLERİ SEVMEK FARZDIR |  görsel 9
PEYGAMBERİMİZİN SOYUNDAN GELENLERİ SEVMEK FARZDIR |  görsel 10
PEYGAMBERİMİZİN SOYUNDAN GELENLERİ SEVMEK FARZDIR |  görsel 11
PEYGAMBERİMİZİN SOYUNDAN GELENLERİ SEVMEK FARZDIR |  görsel 12

 

 

   
  EHL-I BEYT
 

EHL-İ BEYTİ SEVMEK




Hareketli Dere Resimleri,Hareketli, Dere, Resimleri, gif, animasyon, göl, resmi, resimi, lake, animation, picture, manzara, manzarası, manzaraları, akarsu,

 

 

 
 
  Bugün 161989 ziyaretçikişi burdaydı!  

,

 

ARVASILERIN(NESEBLERİ SOYLARI) ŞECERELERİ

                                                                                                                             

 

 

 

 

SEYYİD ABDÜLHAKİM ARVASİ HAZRETLERİ

 

EFENDİ HAZRETLERİNİN OĞLU

SEYYİD AHMET MEKKİ ÜÇIŞIK HAZRETLERİ ÜÇIŞIK
 


Soyadı Kanunundan sonra «Üçışık» ismini aldılar.
«Arvâsî» lâkaplarını- soy adına çevirmeksizin...
Bu ismi, küçük farklarla maddî ve manevî yakınları da aldı.
Ankara'da Divan-ı Muhasebat üyelerinden (sonra reislerinden
Yakınlarından en ileri derecede gördüğüm, Halid Bakır ve Ziya Işık'tı.
İkisi de rahmetli...Halid Bey İstanbul Sıhhat Müzesinde mulaj mütehassısı,
Ziya Bey de Karamürsel Fabrikası Müdürü...
Birinde rikkat ve rahmet, öbüründe ölçülere bağlılık noktasından şiddet 
ve salâbet mizacı, harikaydı.
Ve Cevat Yücemen (emekli subay)... Aşkta ve meşkte şiddetlilerden...
Ziya Bey'in damadı,Albay, kimyager Hilmi Işık'la,Faruk Bey'in damadı,
diş doktoru Sabri Işık...
Ve eczacı İlyas Ketenci...
Her biri, mizaçlarının aynasına göre, o ışıküstü ışığı pırıldatan aynalar... 

 

Tâhâ Üçışık (Arvas) Kimdir?

Esseyyid Abdülhâkim Arvasî Hazretlerinin oğlu Ahmet Mekkî Üçışık (Kadıköy eski müftüsü) oğlu Mehmet Süheyl oğlu Tâhâ Üçışık (Arvas)… Doğum tarihi 1942
 
 

Ahmet Medeni Üçışık Eyüp’te toprağa verildi

 

Abdülhakim Arvasi Hazretleri’nin torunu Ahmet Medeni Üçışık toprağa verildi.

 

Eyüpsultan Camii’nde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazına Üçışık’ın oğulları Ahmet Mekki Üçışık ve Şefik Mekki Üçışık ile birlikte çok sayıda cami cemaati katıldı. Kılınan cenaze namazının ardından Ahmet Medeni Üçışık’ın cenazesi Eyüp Mezarlığı’nda toprağa verildi. İstanbul, 04.03.2003

Ehl-i beytin fazileti

 

Ehl-i beyt, Peygamber efendimiz Muhammed aleyhisselamın bütün aile fertlerine denir. Mübarek hanımları, kızı Hazret-i Fatıma ile Hazret-i Ali ve bunların evlatları olan Hazret-i Hasan ve Hazret-i Hüseyin, onların çocukları ve kıyamete kadar gelecek torunlarının hepsine de Ehl-i beyt denir. Hatta Peygamberimizin temiz soyunun bağlı olduğu Haşimoğullarına da Ehl-i beyt denir. Eshab-ı kiramdan Selman-ı Farisi de Ehl-i beytten sayıldı. Fakat özellikle Ehl-i beyt denilince, Hazret-i Ali, Hazret-i Fatıma ve mübarek iki oğlu Hazret-i Hasan ve Hazret-i Hüseyin anlaşılır. (radıyallahü teâlâ anhüm)

 

Resulullah efendimizin soyu, Hazret-i Fatıma’dan devam etti. Hazret-i Hasan’ın çocuklarına ve torunlarına Şerif, Hazret-i Hüseyin’in nesline de Seyyid denir. Peygamber efendimizin temiz ve mübarek kanını taşıyan seyyidler ve şerifler, çeşitli ülkelerde yaşamaktadır. Her biri güzel ahlak numunesi olup, yurdumuzda da sayıları pek çoktur.

 

Doğru yoldaki İslam âlimleri, Ehl-i beyt sevgisini, son nefeste iman ile gitmek için şart görmüşlerdir. Ehl-i Beyti sevmek her mümine farzdır. Bunlarda Resulullah efendimizin zerreleri vardır. Onlara kıymet vermek, saygı göstermek her müslümanın vazifesidir. Çünkü imanın temeli ve en kuvvetli alameti, Allahü teâlâyı sevmek ve Allahü teâlânın sevmediklerini sevmemektir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(İmanın temeli ve en kuvvetli alameti, Allah dostlarını sevmek ve Onun düşmanlarına düşmanlık etmektir.) [İ. Gazali]

 

Hak teâlâ, Hazret-i İsa’ya da buyurdu ki:

(Yer ve gökteki bütün mahlukların ibadetini yapsan, dostlarımı sevmedikçe ve düşmanlarıma düşmanlık etmedikçe, hiç faydası olmaz.) [İ. Gazali]

 

Allahü teâlâ, Ehl-i beyte buyuruyor ki:

(Allah sizlerden ricsi [her kusur ve kirleri] gidermek istiyor ve sizi tam bir taharet ile temizlemek irade ediyor.) [Ahzab 33]

 

Peygamber efendimiz, Hazret-i Ali’yi, Hazret-i Fatıma’yı, Hazret-i Hasan ve Hazret-i Hüseyin’i mübarek abâları ile örterek şöyle dua etti:

(İşte benim ehl-i beytim bunlardır. Ya Rabbi, bunlardan kötülüğü kaldır ve hepsini temiz eyle!) [Mesabih]

 

Her namazda, Âl-i Muhammed diye dua ettiğimiz Ehl-i beyt bunlardır. Allahü teâlânın en çok sevdiği resulü Muhammed aleyhisselamdır. Onun da en çok sevdiği Ehl-i beyti ve Eshabıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Şu üç hürmeti gözetenin, dini ve dünyası muhafaza edilir, yoksa hiç bir şeyi korunmaz. İslam’a, Peygambere ve Onun nesline hürmet.) [Taberani]

 

[İslam’a hürmet, Dinin emirlerine riayet etmektir, Peygambere hürmet, sünnetine uymaktır, nesline hürmet seyyidlere, şeriflere hürmettir.]

 

Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretleri, (Ehl-i beyt, asi [günahkâr] olsalar da, bunları sevmek lazımdır. Bunları sevmek, kalb ile, beden ile ve mal ile yardım yapmakla olup, bunlara riayet ve hürmet etmek iman ile ölmeye sebep olur) buyurdu.

 

Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:

(Ehl-i beyti seveni Hak teâlâ sever, buğz edene de buğz eder.) [İbni Asakir]

 

(İslam’ın esası, bana ve Ehl-i beytime sevgidir.) [İbni Asakir]

 

(Her şeyin temeli vardır. Müslümanlığın temeli eshab ve ehl-i beytimi sevmektir.) [İ. Neccar]

 

(Allah’ın kitabı ve Ehl-i beytime uyan, hidayette olur, uymayan sapıtır.) [İ. Hibban]

 

(Ehl-i beytim, Nuh’un gemisi gibidir. Tutunan kurtulur, tutunmayan, boğulur.) [Taberani]

 

(Tutunduğunuz vakit, asla dalalete düşmeyeceğiniz iki şeyi bıraktım: Allah'ın kitabı Kur’an ve Ehl-i beytim.) [Hatib]

 

(Ehl-i beytime buğzeden, yüzüstü Cehenneme atılır.) [İ. Ahmed]

 

(Ehl-i beytime, Cehennemlikten başkası buğzetmez.) [İ. Ahmed]

 

(Fatıma, Cennet hatunlarının üstünü, Hasan ve Hüseyin de Cennet gençlerinin yüksekleridir.) [Tirmizi]

 

(Ya Fatıma, Allahü teâlâ senin gazabın için gazap eder, senin rızan için razı olur.) [Hakim]

 

(Allahü teâlâ, Fatıma ve nesline Cehennemi haram kıldı.) [Hakim, Taberani]

 

(En iyiniz, Ehl-i beytime iyilik edendir.) [Hakim]

 

(Ehl-i beytimi sevmeyen, ihtilafa düşer ve şeytana yoldaş olur.) [Hakim]

 

(Vallahi Ehl-i beytimi sevmeyenin kalbine iman girmez.) [İ. Ahmed]

 

(Benim soyuma dil uzatarak, beni incitenlere, Allahü teâlâ çok azap yapar.) [Deylemi]

 

(Allahü teâlâ, oğlum Hasan’la iki Müslüman ordunun arasını barıştırır.) [Buhari]

 

(Ya Rabbi, Hasan ile Hüseyin’i seviyorum. Sen de sev. Bunları sevenleri de sev!) [Tirmizi]

 

(Fatıma benden bir parçadır. Onu inciten beni incitmiş olur.) [Hakim]

 

(Fatıma’yı Ali’den daha çok severim, Ali, bana, Fatıma’dan daha çok kıymetlidir.) [Hakim]

 

(Kızım Fatıma’nın adı, “Allah onu ve sevenlerini Cehennemden korur” manasındadır.) [Deylemi]

 

(Ali’yi ancak mümin olan sever ve ona ancak münafık olan buğzeder.) [Nesai]

 

(Ali’yi sevmek, ateşin odunu yaktığı gibi, Müslümanların günahını yok eder.) [İ. Asakir]

 

(Ali’ye düşman olanın düşmanı Allah’tır.) [Ramuz]

 

(Ben ilmin şehriyim, Ali ise kapısıdır.) [Deylemi]

 

(İlim on kısım. Dokuzu Ali’de, biri diğer halktadır. O, bu biri de onlardan iyi bilir.) [Ebu Nuaym]

 

(Ali’yi seven, beni sevmiştir. Ona düşmanlık, bana düşmanlıktır. Onu inciten beni incitmiştir. Beni inciten de Allahü teâlâyı incitmiş olur.) [Taberani]

 

(İmanın birinci alameti Ali’yi sevmektir.) [M. Ç. Güzin]

 

(Ensara ancak münafık buğz eder. Ehli beytime, Ebu Bekir ve Ömer’e buğz eden de münafıktır.) [İ.Asakir]

 

(Ehl-i beytimi ve Eshabımı çok sevenin, Sırat köprüsünde ayağı kaymaz.) [Deylemi, İ. Adiy]

 

(Eshabımı, ezvacımı ve Ehl-i beytimi seven, Cennette benimle beraber olur.) [Ramuz]

 

(Allah'ı seven beni sever, beni seven de, Ehl-i beytimi sever.) [Tirmizi]

 

(Benden sonra Ehl-i Beytimle imtihan olunacaksınız.) [Taberani]

 

(Bana ve Ehl-i beytime salevat getirilmedikçe, dua ile Allah arasında perde vardır.) [Ebuşşeyh]

 

Eshab-ı kiramla ilgili 4 ayet-i kerime meali:

(Mekke’nin fethinden önce Allah için mal veren ve savaşan eshabın derecesi, fetihten sonra veren ve savaşanlardan daha yüksektir. Hepsi için hüsnayı [Cenneti] söz veriyorum.) [Hadid 10]

 

(Eshabın hepsi, kâfirlere şiddetli ve birbirlerine merhametlidir.) [Feth 29]

 

(Sizler en iyi bir ümmetsiniz.) [Âl-i İmran 110]

 

(Muhacir ve Ensar ile iyilikte onların izinden gidenlerden, Allah razıdır.) [Tevbe 100]

 

Demek ki, kurtuluş için Ehl-i beytin ve Eshab-ı kiramın yoluna sarılmak lazımdır. Ehl-i beyt, Ehl-i sünnetin gözbebeğidir. Ehl-i beytin fazilet ve kemalatı pek çoktur. Saymakla bitmez. Onları anlatmaya, methetmeye, insan gücü yetişmez.

 

İmam-ı Ali’yi çok sevmek, Ehl-i sünnet alametidir. Onu sevmek için, bir veya birkaç sahabiyi sevmemek, doğru yoldan ayrılmak olur.

 

Ehl-i beyti sevmek, her mümine farzdır. Son nefeste iman ile gitmeye sebep olur. Aklı az olan, iyi düşünemeyen bazı kimseler, burada yanılıyor. Sevmek için sevgilinin düşmanlarını sevmemek lazımdır diyorlar. İctihadları icabı olarak Hazret-i Ali ile muharebe etmiş olan Hazret-i Âişe’yi ve Hazret-i Muaviye’yi ve Hazret-i Talha’yı ve Hazret-i Zübeyr’i, Ehl-i beyte düşman sanarak, bu büyük insanlara düşmanlık ediyorlar. Böylece doğru yoldan ayrılıyorlar. Halbuki, âyet-i kerimelerden ve hadis-i şeriflerden anlaşılıyor ki, o muharebeler, dünya hırsından, mevki ve şöhret sevgisinden değil idi. İctihad ayrılığından idi. Muharebe etmek için değil, anlaşmak için karşı karşıya gelmişlerdi. Abdullah bin Sebe yahudisinin ve arkadaşlarının hilesi ile harbe yol açılmıştı. Eshab-ı kiramın hepsi, Ehl-i beyti seviyordu. Buna inanmayanlar, yani Eshab-ı kiramı Ehl-i beyte düşman zan edenler, âyet-i kerimelere ve hadis-i şeriflere inanmamış olur. Âyet-i kerime ve hadis-i şerifler gösteriyor ki, Eshab-ı kiram, Ehl-i beytin sevgisini, imanlarının sermayesi edinmişlerdi. (Eshab-ı Kiram kitabı)

 

İmam-ı Rabbani hazretleri buyurdu ki:

(Babam zahir ve bâtın ilimlerinde yani kalb ilimlerinde çok âlim idi. Her zaman ehl-i beyti sevmeyi tavsiye ve teşvik buyururdu. Bu sevgi insanın son nefeste imanla gitmesine çok yardım eder, derdi. Vefat edeceklerinde baş ucunda idim. Son anlarında şuuru azaldığında kendisine bu nasihatini hatırlattım ve o sevginin nasıl tesir ettiğini sordum. O haldeyken bile, (Ehl-i beytin sevgisinin deryasında yüzüyorum) buyurdu. Hemen Allahü teâlâya hamd ve sena ettim.

 

Ehl-i beyti sevmemek, Harici olmaktır. Eshab-ı kiramı sevmemek sapık olmaktır. Ehl-i beyti de, Eshab-ı kiramın hepsini de sevmek ve hürmet etmek Ehl-i sünnet olmaktır.

 

Ehl-i beytin sevgisi, Ehl-i sünnetin sermayesidir. Ahiret kazançlarını, hep bu sermaye getirecektir. Ehl-i sünneti tanımayanlar, bu büyüklerin orta, adil, halis sevgilerini bilmeyerek, ifratı seçerek, sevgide taşkınlık yaparak, orta ve adil sevgiyi sevmemek sanıyor. Ehl-i sünnete harici damgasını basıyorlar. Bu zavallılar bilemiyorlar ki, aşırı ve taşkınca sevmek ile hiç sevmemek arasında, bir de doğru, insaflı, orta derecede sevgi vardır. Hakkın yeri de, her şeyde ortada, merkezdedir. Bu hak ve adalet merkezi, Ehl-i sünnete nasip olmuştur.

 

Sevmenin aşırı ve tehlikeli olması şöyledir ki, Hazret-i Ali’yi sevmiş olmak için, diğer üç Halifeye düşman olmak lazımdır diyorlar. İnsaf etmeli, iyi düşünmeli, bu nasıl sevgidir ki, bu sevgiyi elde etmek için, Resulullahın Halifelerine, yani vekillerine düşmanlık şart oluyor? Bu nasıl sevgidir ki, insanların en iyisinin, Allah’ın habibinin, Allah’ın resulünün eshabına sövmeyi, lanet etmeyi icap ettiriyor? Bu nasıl sevgidir ki, Allah resulünün mübarek hanımına, damadına, kayınbirader, kayınvalide ve kayınpederlerine sövmeyi, lanet etmeyi icap ettiriyor? Bunlar, nasıl fena bilinir, nasıl kötülenir, nasıl temiz bilinmez ki, Allahü teâlâ, hepsinden razı olduğunu, hepsine Cenneti vaad ettiğini Kur’an-ı kerimde bildiriyor. Onun resulü Muhammed aleyhisselam da eshabı hakkında kötü konuşmayı yasak ediyor. Buna rağmen onlara kötü, pis, kâfir denilebilir mi? Bu nasıl iman, bu nasıl müslümanlıktır? (Eshab-ı Kiram kitabı)

 

Ehli Beytin hepsini sevmek ehl-i sünnete nasip oldu

Resulullah, Eshab-ı kiramdan hiçbirinin sonradan kâfir olmayacağını, hepsinin Cennete gideceklerini haber verdi. Herhangi birine dil uzatmamızı yasak etti. Allahü teâlâ, Eshab-ı kiramdan razı olduğunu, Onları sevdiğini bildiriyor. Allahü teâlânın sıfatları ebedidir, sonsuzdur. Onlardan razı olması sonsuzdur. Eshabdan hiçbiri mürted, münafık olmaz. Allahü teâlânın bunlardan razı olması değişmez. Münafıklar, Eshabdan değildir. Münafıklardan birkaçının, imansızlıklarını sonradan açıklamaları, Eshab-ı kiramın sonradan mürted olması demek değildir.

 

Abdülaziz Dehlevi hazretleri, Tuhfe-i isna aşeriyye kitabında diyor ki:

(Eshab-ı kiram arasında münafıklar vardı. Bunlar önceleri belli değildi. Fakat, Peygamber efendimizin son senelerinde, müminler münafıklardan ayrıldı. Resulullah vefat ettikten az sonra, bu münafıklardan kimse hayatta kalmadı. Âl-i İmran suresinin, (Ey münafıklar! Allah, sizi kendi halinize bırakmaz. Halis müminleri münafıklardan ayırır) mealindeki 179. âyeti ve Buhari’deki (Medine şehri, münafıkları müminlerden ayırır. Demirci ocağı, demiri pasından ayırdığı gibi ayırır) mealindeki hadis-i şerif, münafıklarla kâfirlerin ayrıldığını göstermektedir.

 

Yine (Tuhfe) kitabında diyor ki:

(Hurufiler, Ehl-i sünnet, Ehl-i beyte düşmandır, diyorlar. Bu sözlerine herkesi inandırmak için, acıklı hikayeler de söylüyorlar. Çirkin hikayelerin hepsi yalan ve iftiradır. Ehl-i sünnet âlimleri sözbirliği ile bildiriyorlar ki, Ehl-i beytin hepsini sevmek, kadın erkek her müslümana farz ve lazımdır. Onları sevmek imanın şartıdır. Ehl-i sünnet âlimleri, Ehl-i beytin üstünlüklerini bildiren çok sayıda kitap yazmışlardır. Ehl-i sünnetin hepsi, her namazlarında, Ehl-i beyte hayır dua etmektedir.

 

(Benden sonra, size iki rehber bırakıyorum: Allah’ın kitabını ve Ehl-i beytimi bırakıyorum) hadis-i şerifi gösteriyor ki, Kur’an-ı kerimin bir kısmına inanıp, başka yerlerine inanmamak fayda vermediği gibi, Ehl-i beytin bir kısmına inanıp sevmek, ötekilere lanet edip kötülemek de, ahirette fayda vermez. Kur’an-ı kerimin hepsine iman etmek lazım olduğu gibi, Ehl-i beytin de hepsini sevmek lazımdır. Ehl-i beytin hepsini sevmek de, (Ehl-i sünnet)ten başka hiç kimseye nasip olmamıştır.) Hak Sözün Vesikaları Kitabı. 

 

 

 

615
0
0
Yorum Yaz