10 03 2007

Turgay Arol

http://www.hasanguler.com       http://arolmobilya.com/   Bugünhttp:// www.hasanguler.com site adresime bir mesaj yazılmıştı. Amcamın oğlu Turgay yazmış. Hasan Abi şöyle internette gezinirken tesadüfen senin siteyi gördüm, okudum. Duygulu anlar yaşadım,diye devam eden yazılar. Gerçekten biz türk milleti böyleyiz.Bir insanın ayaklarına karıncalar sarılsa onları hemen ilaçlar. Savaşır. Bütün milletler üzerimize geliyor. Bizim yapmadığımız hareketleri bize mal ediyorlar. Kendimizi anlatamıyoruz. Neden se reklam delikanlılık olmuyor. İşte bir parti başkanımız. İsviçre'de ceza alıyor. Bırakın muhalefet partilerini;İktidar partimiz dışişlerimiz sivil toplum kuruluşlarımız suspus olmuş. Bugün ona yarın başkasına..Bu meseleye nereden geldik. Bizler kendimizi anlatamıyoruz. Tavuğun yumurtasını haber vermesi gibi,şarkımızı söyleyelim. Bir düğün davetli listesi hazırlasak, en az 500 kişi yazarız değil mi? İşte bu 500 kişiye BLOG ADRESİMİZİ bildiren bir bayram tebriği göndersek. Hergün blog adresimize yüzlerce ziyaretçi ve okadar da yorum gelir. Kalın sağlıcakla... Turgay Kardeşim sana da hayırlı işler dilerim. Devamı

10 03 2007

Hastanın namazı

www.hasanguler.com   Sandalyede namaz kılmak   Sual: Ayaklarını bükemeyen hasta, yere de oturamıyorsa sandalyede nasıl namaz kılar?   CEVAP Ayaklarını bükemeyen hasta, yatağının içinde, ayaklarını kıbleye karşı uzatarak ima ile kılabilir. Rüku için az başını eğer, secde için biraz daha fazla eğer. Koltuğa, sandalyeye oturursa ayaklarını sehpaya veya başka bir koltuğa koyarak kılabilir. Bunları da yapamayan hasta yatarak ima ile kılar. Tekerlekli sandalyesinde oturan felçli, ayaklarını önündeki sehpaya koyacak birisi olmazsa, ayaklarını sarkıtarak da kılar. Ayaklarını sehpaya koyabileninki caiz olmaz. Yere, sandalyeye veya koltuğa oturup  nasıl namaz kılınacağı ekteki resimlerde gösterilmiştir. Yere oturabilen, fakat ayaklarını bükemeyen hasta, şu şekilde oturup namazını kılar:                  Sandalyede namaz Sual: Ayakta namaz kılamayan ve uygun oturamayan hasta ne yapar, sandalyede kılabilir mi?   CEVAP Ayakta duramayan veya zarar gören, başı dönen kimse, farzları da, secde ettiği yerde oturarak kılar. Rüku için eğilir. Secde için, başını yere koyar. Duvara, değneğe, insana dayanarak, biraz ayakta durabilenin, ayakta tekbir alması ve o kadarcık ayakta okuması farzdır. Dayanarak oturmak mümkün iken, yatarak ima caiz olmaz. Farz kılarken özürsüz, duvara, direğe dayanmak mekruhtur. Bir özür olursa mekruh olmaz. Hamile veya hasta, sağ ve soluna sehpa, tabure gibi bir şey koyup onlara dayanarak ayağa kalkabilirse öyle kılması gerekir. Bu da mümkündür. Uygun oturamayan hasta, kolayına geldiği gibi oturur. Sandalyeye oturup ima ile kılması caiz değildir. Sandalyede oturabilen, yerde de oturabilir. Namazdan sonra, yerden ayağa kalkamayan, sandalyeden kolay kalkan hastayı, yerden bir kimse kaldırır. Yahut, kıbleye karşı uzatılmış sedir, somya veya yatakta ayaklarını sarkıtmadan oturarak kılar. Namazdan sonra, ayaklarını sedirin veya yatağın bir y... Devamı

09 03 2007

Şefeat ya resulallah

http://www.hasanguler.com                    Hz. Muhammed (s.a.v) 'in son saniyeleri... Müslümanlar inançları gereği peygamberler arasında fark gözetmezler. (Bakara, 285) Madem öyle, işte böyle diyerek ölçüyü kaçıracak değiliz. Hz. İsa'ya da, Hz. Musa'ya da, ona inandığını iddia edenlerden daha saygılıyız. Bu olay bizleri bir özeleştiriye de sevketmeli. Hz.Muhammed (sav) ile alay edenler, onu tanımıyorlar ve bilmiyorlar. Üzüntü verici olan, Hz.Muhammed'in evrensel mesajını dünyaya ulaştıramadık. Bu hepimiz için birer sorumluluk aynı zamanda. Nitekim Hz.Muhammed tebliğ için gittiği Taif'te taşlanmış ve kan revan içinde kalmıştı. O sıra Hz. Cebrail geldi ve İstersen dağları başlarına geçireyim teklifinde bulundu. Hz.Muhammed birden ürperdi ve ellerini semaya kaldırarak; Ya Rabbi, onlar beni bilmiyorlar; eğer yüz sene sonra bile olsa içlerinden bir tane hayırlı insan çıkacaksa, ne olur onları helak etme diye dua etti. Anlatılırsa, gerçeği göreceklerinden ümidi vardı. Burada yeri gelmişken, Hz.Muhammed'in vefat etmeden önceki son mesajlarına değinmek istiyorum. Takdir edersiniz ki, O'nu anlamanın yolu, tavsiyelerine kulak vermekten geçiyor. Gel vur... VEFATINDAN bir gün önceydi. Herkes nefesini tutmuş bekliyordu. Çünkü az evvel Hz.Muhammed , Bende bir hakkı olan varsa gelsin alsın dediğinde, orada bulunanlardan biri; evet, benim bir alacağım var. Bir gün kırbacınızın ucu o sıra açık olan sırtıma değmişti de, canım yanmıştı dedi. Hz.Muhammed hiç tereddüt etmeden üstündeki kıyafeti sıyırdı, arkasını döndü ve vur dedi. Herkes şaşkındı. O sahabe hemen koşturdu ve elini yüzünü Hz.Muhammed'in mübarek sırtına sürdü, doyasıya öptü. Ardından da, teninizin değdiği yerleri cehennem ateşinin yakmayacağını bildiğimden, mübarek bedeninize dokunabilmek için mahsus böyle söyledim dedi. Hz.Muhammed bu davranışıyla, kul hakkının ne kadar önemli olduğunu bir kez dah... Devamı