Anasayfa / Kitap & Edebiyat / sigorta ciddi bir ihtiyaçtır...

sigorta ciddi bir ihtiyaçtır...

www.hasanguler.comwww.gozetmen.com

“Bedava yemek yok!”

Ofisimde oturuyor ve personelimin acentelerimizi daha fazla üretim yapmaya, daha profesyonel olmaya ve halkı bilgilendirme konusundaki eğitimlere daha fazla karşılık vermeye teşvik eden telefon konuşmalarını dinliyorum.
Bu, günlük bir alışkanlık. İşimiz belki en nankör mesleklerden biri ama bana göre en önemlilerinden birisi. Yüzlerce defa hayır cevabına karşılık sadece birkaç kez evet cevabını alabildikleri bir hayat sürdüren acentelerimizin ve satış temsilcilerimizin bir parça da olsa cesaretlerinin kırılabileceğini biliyorum.
Aslında, bu sorun olmamalı. Herşeyden öte kesinlikle herkesin ihtiyacı olan (güvenlik) bir ürün (ya da hizmet) satıyoruz, herkes ürünlerimizin temin ettiği mutluluk ve kafa rahatlığı hakkında hayaller kurar ve herkes sunduğumuz saygınlık ve rahatlığı elde edenlere imrenir.
O halde, neden bu arkadaşlarımızı sürekli cesaretlendirmek zorundayız? Cevap çok basit; Türkiye’de sigorta en iyi saklanan sırlardan biri. Politikacılarımızın pek çoğu mali gelirleri hakkında en ufak bir ayrıntıyı bile saklamazlar, restoranları, spor aktivitelerini, eğlenceleri biliriz, fakat fikrimizin olmadığı tek konu kendimizin ve ailemizin hayat standardını nasıl garanti altına alacağımızdır.
Evet, tüm acentelerimizin ve satış temsilcilerimizin istediğimiz standartta performans gösteremediğini biliyorum fakat iyi eğitimli, profesyonel, çalışkan, sizin ve ailenizin geleceği için ihtiyacınız olan güvenceyi sağlamak için hazır ve istekli olan sigortacılarımızın sayısı daha fazla.
Pazarlama elemanlarımızın çalışmalarını kontrol etmeye devam edeceğiz, onları daha fala görüşme yapmaları ve müşterilerinin ihtiyaçlarına uygun ayrıntılı teklifler sunabilmeleri için cesaretlendireceğiz ve halkın karşısına çıkacak kariyer hedefi olan gençleri seçerek onları tek tek eğiteceğiz.
Ne yazık ki, yakın zamanda, yüzbinlerce insan rahat bir emeklilik geçirme planları ile ilgili düş kırıklığı yaşadı. 11 veya daha fazla sene sonra, bu insanlar yalnızca birkaç milyonluk emeklilik aylığına sahipler.
Yaklaşık üç yıldan beri bu önemli konu hakkında uyarılar yapıyorum. “Ne kadar köfte, o kadar ekmek” makalemde, paranızı nereye yatırdığınız önemli değil, eğer kısa bir süre için ve az miktarda ise (11 yıl için 1-2 milyon), emeklilik maaşınız ile ilgili olduğundan fazla beklenti içine girmeniz gerektiği konusunda sizleri uyarmıştım. “Bedava yemek yok” kesinlikle ne kadar ödediyseniz o kadar geri alacaksınız.
Son günlerde, Türkiye’de paranın değerli olduğu hakkında pek çok görüş duyuyorum. Örneğin: İnsanlar İhlas Hayat Sigorta’nın paralarına % 30 gerçek kâr verdiğini söylemekteler.
Başlangıcımızdan bu yana her yıl için bu doğru, İhlas Hayat Sigorta enflasyon oranı ne olursa olsun en az % 30 üzerinden ödemektedir. (1997- %107, 1998-% 96) Güvenlikleri için makul rakamlarda prim yatıranlar, mutlaka yeterli miktarda emekli maaşına sahip olacaklardır.
Aldığımız sonuçlar her ne kadar iyi olsa da, bizim en önemli işimiz paranın, ihtiyaç duyulduğu anda ve ihtiyaç duyulduğu müddetçe hazırda bulunmasını temin etmek için garanti altına alınmasıdır. Bir kişi öldüğünde geride kalan eşi ve çocukları için milyarlarca lirayı verebilecek bir pozisyonda olabiliriz veya kişi emeklilik yaşına ulaştığında kendisine hayatta olduğu müddetçe rahat bir hayat garanti edebiliriz. (Kişi 100 yaşına kadar yaşasa bile)
Emeklilikler için çok az bir para yatırmaya devam edenler için sonuç aynı olacaktır; yetersiz.
Diğer finansal araçlar bu tarz bir garanti ve güvenliği sunamazken yalnızca sigorta şirketleri böyle değerli bir hizmeti sağlayabilmektedir.

Bu yazı 1997 yılında Kendisine hayran olduğum, Sayın Abdullah İSMET tarafından yazılmıştır…

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !
Bu içeriği duvarında Paylaş
  • Bu içeriği arkadaşlarınla paylaş!
  • Yeni içerikler bul!