twitter

TÜRK MİLLETİ NE DEMEKTİR..


ŞAĞIDAKİ YAZI MİLLETİMİZİN LİDERLİĞİNİ ANLATMAKTADIR.
BİZ  BAŞKALARIYLA İYİ GEÇİNEN BİR MİLLETİN TORUNLARIYIZ. HANGİ İNANIŞTAN, HANGİ MİLLETTEN OLURSA OLSUN. BİZ KARŞIMIZDAKİNİ ÖNCE İNSAN OLDUĞU İÇİN,  SEVERİZ. DÜŞMANLIK YAPANLARA KARŞI BİLE, ADALETLE KARŞILIK VERİRİZ. ZALİMLİK YAPMAYIZ. MAZLUM OLMAYIZ. HAKKIMIZI GEREKİRSE ZALİMLERDEN BİLE SÖKE  ALIRIZ..HATTA HAKSIZLIĞA UĞRAYAN BAŞKA BİR MİLLETİN BİLE ACISINI TA YÜREĞİMİZDA DUYARIZ..GENLERİMİZDE LİDER MİLLET VASFI VARDIR. .

Biz Türk milletiyiz. Fakat bu topraklarda yaşayan tüm insanlarla asırlarca dostça geçindik. Hangi etnik millettendir diye hiçbirimiz araştırmayız. Önemli olan onların bu vatana bağlılığı ve vatandaşımız olduğudur. Onlar her şeyden önce insandır. Zaten Türk Milleti lider bir ulustur. Devletler kurduk. Devletler fethettik. Hangi kökenden, hangi dinden olursa olsun, insan önce insandır. Biz de insan olanlarla rahat  rahat  geçinir yaşarız. Tarihte hiçbirzaman fırsatçı olmadık. Zorba olmadık. İdaremiz altında olanları kendimizden ayırmadık. Bizden Yunus Emreler, Mevlanalar, Hacı Bektaş Veliler yetişti. Bize düşmanlık yapanların  çocuklarına, hanımlarına, ihtiyarlarına dokunmadık. Asi olanların sadece kendilerini yargıladık ondan sonra ceza verdik. Bizim içimizden büyük devlet adamları: Oğuz Kağan, Alparslan, Osman Gazi, Fatih Sultan Mehmet, ATATÜRK çıktı. Biz de dünyada hiçbir milletde olmayan bir hoşgörü vardır. Dik dururuz. Fakat hiçbir zaman dikleşmeyiz. Hürmet ederiz. Fakat hiçbir zaman boyun eymeyiz. Asla zalim olmadık. Fakat zalimlere her zaman cezasını verdik. En tepedeki emir verenle en aşağıdaki emir alan arasında karakter farkı aynıdır. Haksızlıklar karşısında nasıl yerimizde durmuyorsak. Haklı olanlara da haklarını hemen teslim edenlerdeniz.Kurtuluş Savaşımızın Önderi, Gazi Meraşal Mustafa Kemal Atatürk bizi ne güzel anlatmış.

                  Daha az zamanda, daha büyük işler başaracağız. Bunda da muvaffak olacağımıza şüphem yoktur. Çünkü, Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır. Türk milleti zekidir. Çünkü Türk milleti milli birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir. Ve çünkü, Türk milletinin yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müspet ilimdir.

              Şunu da ehemmiyetle tebarüz ettirmeliyim ki, yüksek bir insan cemiyeti olan Türk milletinin tarihi bir vasfı da, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, fıtri zekasını, ilme bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini, milli birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmek milli ülkümüzdür. Türk milletine çok yaraşan bu ülkü, onu, bütün beşeriyete hakiki huzurun temini yolunda, kendine düşen medeni vazifeyi yapmakta muvaffak kılacaktır.

              Büyük Türk Milleti,

            On beş yıldan beri giriştiğimiz işlerde muvaffakiyet vaat eden çok sözlerimi işittin. Bahtiyarım ki, bu sözlerimin hiçbirinde, milletimin hakkımdaki itimadını sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım. Bugün, aynı iman ve katiyetle söylüyorum ki, milli ülküye, tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk milletinin büyük millet olduğunu, bütün medeni alem, az zamanda bir kere daha tanıyacaktır. Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkişafıyla, atinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır.

               Türk Milleti!

Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.

              Ne mutlu Türk'üm diyene!

Mustafa Kemal Atatürk, 29 Ekim 1933,Ankara Yine Atatürk’e göre; ‘’ Toplumda en yüksek özgürlüğün, en yüksek eşitlik ve adalet’in devamlı şekilde sağlanması ve korunması, ancak tam anlamıyla milli egemenliğin kurulmuş olmasına bağlıdır. Bu nedenle özgürlüğünde, eşitliğin de, adaletin de dayanak noktası milli egemenliktir. ‘’

Milletimizin yüzyıllar boyunca başına gelen bütün felaketler, kendi alın yazısını, kendi iradesini, kendi yönetimini başkalarının eline bırakmasından kaynaklanıyordu. Bu bırakış nedeniyledir ki, 1. Dünya Savaşı’nın sonunda uçurumun kenarına kadar getirilmiş, galip devletler tarafından nerede ise tarihten silinmek istenmişti. Türk milleti, bu acı tecrübelerin ışığında artık uyanmıştı. Kendi iradesini, kendi yönetimini artık başkasının elinde görmek istemiyordu.

Milli mücadele’nin doğuşunda ve başarıya ulaşmasında başlıca rolü milliyetçilik ilkesi oynamıştır. Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, milletler topluluğu değil, sadece Türk unsuruna dayanıyordu. Bu sebeple ulus devletti, milli bir devletti.
Anayasaya göre; Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.
Türk milleti’nin mutluluğu, birlik ve beraberliği için çalışmak, bu kutsal vatanı daha güzel, daha bayındır hale getirmek, milli sınırlarımız içinde, milli benliğimizi duyarak varlığımızı yükseltmeye çalışmak, Atatürk milliyetçiliğinin esasıdır.

 

                   İşte Türkiye’nin insanı bu harmanın içinde yoğrulmuş.Ben şuyum, buyum dememiş. Ben Türkiye Cumhuriyetinin öz evladıyım. Kurtuluş savaşında olduğu gibi yine hiç düşünmem. Elimdeki bütün imkanlarımla düşman üstüne yürürüm. “Hangi kökenden olursam olayım, hangi inanıştan olursam olayım ben ülkemin emrindeyim” demiş ve demektedir.