03 03 2007

YARDIMLAŞMA BİRLİĞİ

Sizlere bir arkadaşlık, daha doğrusu yardımlaşma anısı anlatacağım.

1970 li yıllardayız. Sıkıntılı yokluk günleriydi. Gaz yoktu. Tuz yoktu. Sigara yoktu.yağ yoktu.

  Çünkü Türk Milleti bu dünyada ben de varım demiş, Kıbrıs’a müdahele etmiş, öyleyse cezalandırılmalıydı.Dost bildiğimiz ülkeler bize ambargo uyguluyordu.

Her şey parayla ölçülmez. Biz o günlerde çok çok mutluyduk. Dünyaya Türk nedir?

Ne yapar anlatmıştık.

  Bir arkadaşımız yardım istediğinde onu mutlu etmek için elbirliği eder olmuştuk.

Harcamalarımız hesaplıydı. Çalıştığımız işyerinde, bir işçi kardeşimiz evlilik hazırlığındaydı.

Bizden istediği ve daha sonra öderim dediği meblağ biraz fazlaydı. Evlenmesi de gerekiyordu.

  Bana Gemlik’ten zeytin, zeytinyağ ve başka destekler vardı. Diğer başka arkadaşlar da aynı şekilde memleketlerinden yardım alıyorlardı. İşin ilginç yanı bu arkadaşımız İstanbul’lu  ve kirada oturan bir memur babanın oğlu…..Çalıştığımız atelyede ileri gelenlerle, ne yapılabiliri tartıştık. Çareyi bulduk.Maaş  aldığımız gün,elime büyük bir dosya kağıdı ve bir kalem alarak; tek tek arkadaşları ziyaret ettim. Bir yandan iş makinalarını çalıştırıyorlar. Bir yandan da benim yüksek sesle onlara söylediğim şu sözlere cevap veriyorlardı.

-Arkadaşlar!biliyorsunuz bir kardeşimiz evlenecek. Ona para lazım. Bir iki kişinin borç vermesi ile olmuyor. Çok para gerekiyor. Şimdi sizlerin buraya isimlerinizi yazacağım.

  Herkes isminin karşısına ne verebileceğini kendisi yazsın ve bu miktarı da bana versin.

Daha sonraki aylarda bu borç alınan miktar isim sahiplerine ödenecek….

Sağolsun işçi arkadaşlarımız bu kampanyaya hiç itiraz etmeden katıldılar.

 Buradan onlara teşekkürlerimi tekrar iletiyorum. Başlangıç bu oldu. Borçlu arkadaş sırası geldikçe taksitlerini ödedi. Fakat yardımda bulunanlar bu paraları bize iade ettiler. Şöyle bir teklifte bulundular.

-Bu paralar sizin korumanızda kalsın. Bizler YARDIMLAŞMA BİRLİĞİ diye bir sandık oluşturalım. Birlik üyeleri her ay belli bir miktar ödeme yapsın. Biriken miktar, yine ihtiyaç sahiplerine ödensin. Buradan yardım alan üye sandığa borcunu taksit taksit ödesin. Böylece içimiz huzur içinde bu fabrikada çalışalım. Dediler.

Hemen toplanıp, Yönetim kurulunu,Denetim kurulunu,başkan ve muhasebecimizi seçtik.

Bu yardımlaşma 10 yıldan uzun sürdü. Bütün üyelerimiz sıraları geldikçe toplu para aldılar yavaş yavaş ödediler. Eğer şirketimizde grev uzun sürmeseydi. Biz emekli olduk; bizden sonra da devam edebilirdi.

 Şimdi bu yazıyı yazmamın nedeni aynı durumda olanlar var ise bizi örnek alsınlar diyedir.

0
0
0
Yorum Yaz