05 07 2009

YENİ SÖLÖZLÜ ŞEVKET BAŞOL

http://gurbetdeyazmak.blogcu.com/rss.php



http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=194191  






EĞER GÜN OLUR BİR YAKININIZ VE YA KENDİNİZ İÇİN ŞEVKET BAŞOL'UN TELEFONU LAZIM OLURSA YAZIYORUM. ÇÜNKİ BUGÜN BİR OKUYUCU BENİ TELEFONLA ARADI..ŞEVKET BAŞOLUN TELEFONUNU İSTEDİ.
YAZIYORUM:   0224 5822818  

  Gsm:05356530774


 

YENİ SÖLÖZ KÖYÜNE YOLCULUK...
MASÖR ŞEVKET BAŞOL AMCANIN KÖYÜNE GİTTİK..

45 yıldır elleriyle şifa dağıtıyor
30 Mayıs 2009 Cumartesi 12:20
Türkiye'de büyüklerinden öğrendikleri bazı teknikleri uygulayarak insanlara şifa dağıtan masörler hâlâ rağbet görüyor.
Bursa'nın Organhazi ilçesine 17 kilometre mesafede olan Yenisölüz beldesi sakinlerinden 76 yaşındaki masör Şevket Başol, 45 yıldır, boyun-belfıtığı, kırık-çıkık ve eklem kireçlenmesi şikayeti ile kendisine gelen hastalara şifa dağıtıyor.

Ankara protokolünün, doktorların, askeri ve mülki erkanının başvurduğu bir kaynak konumundaki Şevket Başol'un hastaları arasında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, doktor, vali, bürokrat ve çok sayıda paşa bulunuyor.

76 yaşındaki Şevket Başol, modern tıbba rağmen çözüm üretilemeyen ve başta iş kaybı ve hareket yetersizliğine sebep olan baş ve boyun ağrılarında kendisine başvuranlara eliyle şifa dağıtıyor.

Şevket Başol, belfıtığı hastalarını tedavi ederken önce hastanın sinirlerine baskı yapan damarları tespit ediyor. Daha sonra uyguladığı hareketlerle omurların arasına sıkışan damarları baskıdan kurtarılıyor.

Başol, tedavi edemeyeceğine inandığı hastalara hiç müdahale etmeyerek, doğrudan hekime görünmeleri tavsiyesinde bulunuyor.

Şevket Başol her insanın 221 kemiği olduğunu ve ellerini kullanarak rahatsızlığın kaynağını ve sebebini saptayıp çözebildiğini söylüyor.

Bel ve boyun fıtığı, burkulma, eklem kireçlenmeleri ise uzmanlık alanına giriyor. Türkiye'nin dört bir köşesindeki doktorlar ve profesörler de Şevket Başol'u destekleyerek ona fikir danışıyorlar ve tedavi için bu kişilerce çağrılıyor.

Şimdiye kadar tedavi ettiği kişilerden hayır dua harici hiçbir tepki almadığını, bu işi para için yapmadığını belirten Başol, "Ben üfürükçü değilim. Ben hastalarımdan normal bir doktorun aldığının çok ama çok daha azını aldığını birçoğundan da almıyorum, özellikle de öğretmen, öğrenci, asker, ve şehit ailelerinden para almıyorum." dedi.

1986'da oğlu Metin'i, 1989'da da Turan'ı yetiştirmeye başlayan Başol, oğullarına da bu mesleğin sırlarını öğretiyor. Önemli müşterilerinden ilk akla gelenlerini saymasını istediğimizde milletvekillerinden tutun da bir İsviçre ilaç firması olan Nutra Sweet AG'nin müdürü Tibor von Mérey'i ilk aklına gelenler arasında sayıyor.

YENİ SÖLÖZ'DE KIRIK ÇIKIK GELENEĞİ

Yeni Sölöz'de çok yaygın olan bir alanda kırık ve çıkık konusundaki geleneksel halk hekimliği dalıdır. Günümüzde masör olarak hizmet veren bu kesim oldukça köklü bir geleneğe sahiptir. Bu alandaki ünü çok yaygın olan masörler; kendi alanında oldukça uzmanlaşmış konumdadırlar. Aynı geleneği ailenin yeni kuşaktan gelen gençleri sürdürmektedir.

Bu konuda uzmanlığı ile tanınan Şevket Başol; Drama göçmeni bir aileden gelmektedir. Ailenin bu alandaki geleneğini sürdürmektedir. Özellikle bel ve boyun fıtığı, burkulma, eklem kireçlenmesi alanlarında oldukça deneyimli bir uzman olarak hizmet vermektedir.




anayko.jpg

Yenisölöz

Katırlı dağlarının bağrına saklanmış, İznik gölünü kuşbakışı seyreden bu sevecen ve çalışkan insanların oturduğu zeytinci köyüne Sabahattin Alinin kurşun renkli gölüne sırtınızı dönerek yılan gibi kıvrılan yolda çeşmeleri takip ederek ulaşılıyor.
Osmanlı İmparatorluğu zamanında Ermenilerin yerleşim birimi olmuş ve mübadele öncesi nüfusu onikibin kişiye kadar yükselmiş, ipekçilik ve zeytincilikle uğraşan yöre halkı göç edince yerine şimdiki Yunanistan Makedonyasından Pomak göçmenleri tarafından yurt bellenmiş, otuzbin baş küçük baş hayvanla yöreye yerleşmişler.
İbrahim Dokunmazer doğma büyüme buralı, yirmiüç yıl Bursa SSK’ya hizmet etmiş, Kızılay başkanlığı ve 1989’da da seçimlere bağımsız olarak katılmış ve Yenisölöz kasabasının şimdiki belediye başkanı. Özveriyle çalışan başkan kasabaya sağlık ocağı, tanzim satış mağazası, mezbaha, misafirhane yaptırmış, Ermeniler zamanından kalmış orman içine giden tarihi ipek yolunu onartarak yöre tarihinin korunması için çaba sarfetmiş, yol kenarlarına çeşmeler yaptırmış, mesire yerleri düzenlemiş, göl kenarına halk için şimdi orman görünümünde olan üçbin kanada kavağı diktirmiştir. Doğa ve tabiat aşığı Dokunmazer yörenin tarihi evlerini yıkmak isteyenlere: “Yıkın! Ama aynısını tekrar yapın. Çevreyi yeşillendirin. İki kattan yüksek eve izin yok. Sanmayın ki Marmara bölgesi deprem kuşağında olduğu için, bu güzel beldeyi çirkin yapılaşmaya karşı korumak için.” Tüm bu saydığımız hizmetlere bakarak başkanın yöreye, tarihe ve doğaya ne kadar saygılı davrandığını görebiliriz. Bölgede Karanlıkdere ve Hamamdere olmak üzere Katırlı dağlarının bağrından kopan kaynak sularıyla beslenen buz gibi suları olan iki dere vardır. Kasabanın nüfüsu ikibin civarındadır. Osmanlılar zamanında Konya ve civarından göç ettirilen halk daha sonra mübadeleyle yurda geri dönmüşlerdir. Pomak, Gürcü ve Vodina kökenlidir. Mübadele zamanında kendisi bir savaş gazisi olan Hüseyin İmre önderliğinde 570 kişi yöreye yerleşmiş. Hemen hemen tüm yöre halkı Atatürk hayranı. Kasabada okuma yazma oranı hayli yüksek olsa da bir kütüphane yok. Bir ilköğretim okulu ve bu okulda görevli altı öğretmen, bir sağlık ocağı ve üç görevlisiyle halkın hizmetindedir.
Katırlı dağlarından Orhangazi ovasına hakim tepe olan Gürle Kaya isimli tepeye, Sölözden traktörle veye trakking yaparak çıkabilirsiniz. Manzara ve doğa aşıkları için bulunmaz bir fırsat. Gürle Kaya köye oniki kilometre uzaklıkta. Bir rivayete göre kayanın tepesinde Roma imparatoru Justinyenin, bir diğer rivayete göre de bir Türk padişahın sarayı varmış. Buralarda defineciler köstebeklerle yarışır hale gelmişler. Tepeye yaklaşırken mevsimine göre yaban çileklerinin ve rengarek çiçeklerin cazibesine kendinizi bırakabilirsiniz. Eğer biraz şansınız varsa o enfes yaban çiçeklerini tadabilirsiniz.
Bizler Şevket Başolla sohbet ederken Metin Başol, kaşla göz arasında bize üzerinde yılların ağırlığı olan gözleri ışıl ışıl parlayan yaşlı bir kadın getirdi. Bu yaşında çalıştığı her halinden belliydi. Tüm bu gözlemlerin ilk bakışta bende uyandırdığı hisler dakikalar geçtikçe bu yaşlı köylü kadının ben ve benim gibilerin fersah fersah önümüzde olduğunu anlamam uzun sürmedi. Yaşının 87 olduğunu söyleyen "Anayko" lakaplı bu kadının çok gün görmüş geçirmiş olduğunu hafızasının berraklığı bana dedemi hatırlattı. Sabriye Göksunun bir diğer lakabı da "Delisinof". Neden deli dendiğini bir türlü öğrenemedik. 12 yaşında Pepeleç köyünden mübadele ile 200 kişi önce Dramaya yürüyerek, oradan trenle Selanike oradanda Mudanyaya gelmişler. Bursada 15 gün şimdiki askeri Işıklar semtinde kaldıktan sonra yürüyerek geldikleri bu yöreyi begenip yerleşmişler. Pepeleç köyünde hayvancılık ve tarımla uğraşan ve kestane toplayan köylüler burada zeytinci olmuşlar.
Mübadele öncesi Gorgi isimli bir Bulgarın jandarmalarla birlikte kendilerine çok zulüm ettiğini, yörede yaşayan diğerleriyle hiçbir sorunları olmadığını söylüyor Anayko. Köylerinde bir de camilerinin olduğunu ama kilisenin olmadığını öğreniyoruz. Yaptığımız araştırmalarla buraya Osmanlılar zamanında Karamanoğulları Pomaklarının bu bölgelere yerleştirildiğini ve mübadeleyle yurda geri döndüklerini görüyoruz.
Yörede oldukça sevilen ve sayılan 87’lik bu genç kız 14 yaşında evlenmiş, yıllarca köyde ebelik yapmış, tam 12 çocuğu var ve birde özel bankası var. Onun özel bankası Şevket Başol. Bizimle konuşurken çebinden çıkardığı paraları uzattığı damadından öğrendiğimize göre damadına çok güvenirmiş. Anaykonun dediğine göre Atatürk: Nereyi beğenirseniz oraya yerleşin demiş. Onlarda buraları doğup büyüdükleri yerlere benzediği için burayı tercih etmişler. Kendi aksanıyla: Bre, biz Atatürkü canımızdan çok severiz onun bizim için yaptıklarını asla unutmayız dedi.

561975_12_05_19s_l_z.jpg

AŞAĞIDAKİ HARİTADAKİ İZNİK GÖLÜNÜN TAM ORTALARINA YAKIN, FAKAT RESİMDE GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ GÖLE TEPEDEN BAKAN GÜZEL BİR BELDEDİR, YENİSÖLÖZ.
YENİ SÖLÖZ BELDESİNE AĞIZ ALIŞKANLIĞI OLARAK YENİSÖLÖZ KÖYÜ DİYEBİLİRİM. FAKAT UZUN ZAMANDIR, ORHANGAZİ İLÇESİNE BAĞLI BİR BELDEDİR. BELEDİYE BAŞKANI VARDIR. DEMOKRAT PARTİ BURADA ÖNDEDİR. ÇÜNKÜ MENDERES ZAMANINDA BURAYA ÇOK HİZMET GİTMİŞTİR. ONLAR DA İSTANBUL'DAKİ VEFA SEMTİ OLARAK BİLMEZLER VEFAYI. YAPILAN İYİLİKLERİ HİÇ UNUTMAZLAR.

belediye_harita_getir_harita.jpg

_evket_ba_ol_5_temmuz.jpg

________________________________________
Bastonla gelenler, koşarak dönüyor
OKTAY MEHMET
Tıp biliminin kaydettiği aşamaya rağmen, Türkiye'de büyüklerinden öğrendikleri bazı teknikleri uygulayarak insanlara şifa dağıtan kişiler hâlâ büyük rağbet görüyor. Bursa-İzmit yolu üzerinde Organhazi ilçesine 17 kilometre mesafede olan Yenisölüz köyü sakinlerinden 70 yaşındaki Şevket Başol, 40 yıldır, kırık-çıkık, belfıtığı ve eklem kireçlenmesi şikayeti ile kendisine gelen hastalara şifa dağıtıyor. Başol, belfıtığı hastalarını tedavi ederken önce hastanın sinirlerine baskı yapan damarları tespit ediyor. Daha sonra uyguladığı hareketlerle omurların arasına sıkışan damarları baskıdan kurtarılyor. Başol, tedavi edemeyeceğine inandığı hastalara hiç müdahale etmeyerek, doğrudan hekime görünmeleri tavsiyesinde bulunuyor.

hpim0472.jpg






Köyün belki de en tanınmış kişisi olan Şevket Başol, Kıbrıs, Almanya, İsviçre, Belçika, Hollanda ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen hastalara şifa dağıtan bir kırık-çıkık uzmanı.
1933 doğumlu Şevket Başol bu mesleği Drama Pepeleçli olan amcası Hüseyin’den öğrenmiş.
Şevket Başol her insanın 221 kemiği olduğunu ve ellerini kullanarak rahatsızlığın kaynağını ve sebebini saptayıp çözebildiğini söylüyor. Bel ve boyun fıtığı, burkulma, eklem kireçlenmeleri ise uzmanlık alanına giriyor. Türkiyenin dört bir köşesindeki doktorlar ve profesörler de Şevket Başol’u destekleyerek ona fikir danışıyorlar ve tedavi için bu kişilerce çağrılıyor. Bu zamana kadar tedavi ettiği kişilerden hayır dua harici hiçbir tepki almadığını bu işi para için yapmadığını « Ben hastalarımdan normal bir doktorun aldığının çok ama çok daha azını aldığını birçoğundan da almıyorum » özellikle de öğretmen, öğrenci, asker, ve şehit ailelerinden para almadığını görüyoruz. Hastalarımın çoğu doktorlardan yarar görmeyen hastalar. Ben ellerimi kullanarak ve bazı bitki özleri ile yaptığım ilaçlardan faydalanarak tedavimi gerçekleştiriyorum.
1986da oğlu Metini, 1989da da Turanı yetiştirmeye başlayan Başol oğullarına da bu mesleğin sırlarını öğretiyor. Önemli müşterilerinden ilk akla gelenlerini saymasını istediğimizde milletvekillerinden tutun da bir İsviçre ilaç firması olan Nutra Sweet AGnin müdürü Tibor von Méreyi ilk aklına gelenler arasında sayıyor.

k_yde_su__e_mesi.jpg

BU ARA VAKİT BİR HAYLİ İLERLEDİ. BİZ DE ŞEVKET BAŞOL ABİNİN KÖYÜNE DOĞRU GİTTİK. BU KÖYÜN İNSANLARI ÇOK SEVECENDİR. SİZLERE TAVSİYE EDERİM. MUTLAKA BU KÖYE GİDİN. İSMİ YENİ SÖLÖZ İSMİ GİBİ İNSANLARI DA YEPYENİ.. HEPSİ İYİLİK MELEĞİ SANKİ.

18_haziran_ve_sol_z_beldesi..__1_.jpg

10432045_bgw.jpg

ŞEVKET BAŞOL AMCA BİR HAYLİ YAŞLANMIŞ. FAKAT KENDİSİNİ EMEKLİYE AYIRMAMIŞ.ZEYTİNYAĞI VE ZEYTİN İNSANI HEP DİNÇ TUTUYOR.. MAHARETLİ PARMAKLARIYLA, KOMŞUMUZU SAĞLIĞINA KAVUŞTURDU.
BİZİM GİBİ BAŞKA ZİYARETÇİLER DE VARDI. ONLARLA DA OĞLU İLGİLENDİ. MAŞAALLAH OĞLU DA ŞEVKET AMCA GİBİ..
TABİİ BABASININ DİZİNİN DİBİNDE BÜYÜDÜ. ONDAN EL HARETKETLERİNİ ÖĞRENDİ. MASÖR DÜKKANININ HEMEN YANINDA ZEYTİN SATIŞ MAĞAZASI VAR. ORAYA DA UĞRAYIP ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞ ALALIM. MADDİ BİR KATKIMIZ OLSUN DEDİK. FAKAT DAHA ÖNCE FOTOĞRAFLAR ÇEKEREK, ŞEVKET AMCANIN MAHARETİNDEN MEMNUN OLANLARI SİZE TANITMAK İSTEDİK. İŞTE FOTOFRAFLAR.

10432045_jfl.jpg

10432045_4ha.jpg

10432045_48v.jpg

DUVARLARDA MEŞHURLARIN RESİMLERİ VAR. ANKARA BELEDİYE BAŞKANI DA TEDAVİ ETTİKLERİNDEN. AYRICA HERYIL KIRKPINAR GÜREŞLERİNE GİDİYOR. GÜREŞLERDEN ÖNCE PEHLİVANLARA MASAJ YAPIP RAHATLATIYOR...
OLASI BİR SAKATLIK DURUMUNDA İLK YARDIM EKİBİNE YARDIMCI OLUYOR...
BURSASPORLU FUTBOLCULARA DA ZAMAN ZAMAN MASAJ YAPIP RAHATLATIYOR. BELKİ DE BURSASPORUN BAŞARISINA KATKISI OLUYOR.


 

20530
0
0
Yorum Yaz